Yönetim Kurulu Üyemiz Tanju Kaya, Kulübümüzün Yüksek Divan Kurulu Ağustos Ayı Olağan Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Tanju Kaya şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Başkanım, Sayın Yüksek Divan Kurulu Başkanım, Değerli Yüksek Divan Kurulu Başkanlık Divanı, Değerli Yüksek Divan Kurulu Üyelerimiz, basınımızın değerli temsilcileri, ekranları başında bizleri takip eden Büyük Fenerbahçe Taraftarı… Sizleri, Yönetim Kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
6-7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Olağanüstü Seçimli Genel Kurulumuzda, Sayın Aziz Yıldırım Başkanlığındaki Yönetim Kurulumuz, 17.245 kongre üyemizin teveccühüyle Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yönetimine seçilmiştir.
Bizlere duyduğunuz güven ve destek için tüm kongre üyelerimize teşekkür ediyoruz. Camiamızın bizlere tevdi ettiği bu görevi; Fenerbahçe'nin menfaatlerini her şeyin üzerinde tutarak, büyük bir sorumluluk ve hizmet anlayışıyla yerine getirdik, getireceğiz.
Geride bıraktığımız yaklaşık iki aylık süreçte; futbol yapılanmamızdan tesis yatırımlarımıza, hukuki süreçlerden sponsorluk çalışmalarımıza, mali yapılanmadan olimpik branşlarımıza kadar birçok alanda önemli adımlar attık. Attığımız her adımın ortak amacı; Fenerbahçemizi 120. yılında tüm branşlarda daha güçlü bir yapıya kavuşturmak, Kulübümüzü sürdürülebilir bir geleceğe taşımaktır.
İki aylık süreçte hayata geçirilen çalışmaları ve gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri başlıklar hâlinde Yüksek Divan Kurulumuzun bilgilerine arz etmek istiyorum.
FİNANS
Yaptığımız analizlerde gördük ki Mayıs 2027’ye kadar Kulübümüzün yükümlülüklerini yerine getirebilmemiz için 200 milyon Euro nakde ihtiyacımız bulunuyordu ancak karşılaştığımız tablo bununla da sınırlı değildi.
9 Haziran’da mazbatamızı aldığımız gün vadesi geçmiş 43 milyon Euro borç bizleri bekliyordu. Bunun üzerine TFF ve UEFA’dan lisanslarımızı alabilmemiz için haziran ayı sonuna kadar zorunlu yükümlülüklerle birlikte toplam ödenmesi gereken borcumuz 55 milyon Euro’ydu.
Kulübümüzün sportif faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmesi için bu yükümlülüklerin hızla yerine getirilmesi gerekiyordu. Daha odalarımıza bile girmeden geçmiş dönemde UEFA’nın takım bütçesi kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle 7 milyon Euro tutarındaki ceza da yükümlülüklerimizi yerine getirmenin önemini daha bir hatırlatır oldu. Ayrıca masalarımıza oturduğumuz anda Kulübümüzde devam eden ve toplam 26 kulübü de kapsayan vergi incelemesini öğrenmiş olmak da bu dönemi daha kaotikleştirdi.
Mali açıdan karşılaştığımız önemli sorunlardan biri de harcama limitleriydi. TFF tarafından tarafımıza bildirilen futbol harcama limiti, mevcut futbolcu maaş bütçemizin dahi 32 milyon Euro altında kalıyordu. Yani bırakın transferi, kadromuzu koruyabilmek bile açıklanan limitler çerçevesinde mümkün görünmüyordu. Sadece kış döneminde yapılan transferler, vergi yükümlülüklerini de ekleyince 200 milyon Euro civarındaydı.
Ama hepsinden önemlisi bizi yoran bu yükümlülükleri yerine getirirken kullanmamız gereken 2026 ve sonraki sezonlara ait gelirlerden 142 milyon Euro’luk kısmın önceki yönetim tarafından erken tahsis edilerek kullanılmış olmasıydı.
Başka bir ifadeyle geleceğin gelirleri önceden harcanmış, buna karşın ödenmesi gereken önemli tutarda borç, yerine getirilmesi gereken yükümlülükler bugünkü yönetimin sırtında kalmıştı. Göreve tam da böyle bir mali tabloyu devralarak başladık.
Fenerbahçemizin geleceğinden endişe duyarak göreve talip olduğumuzda zor bir tabloyla karşılaşacağımızı biliyorduk ama inanın bu kadar zor olacağını tahmin etmiyorduk.
İlk günden itibaren attığımız her adımın tek bir amacı vardı; Kulübümüzün günlük yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmek, mali disiplini yeniden sağlamak, sporcularımızın, taraftarlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğin gelirlerini bugünden tüketen anlayışı sona erdirmek. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir Fenerbahçe ancak sağlam temeller üzerinde yükselebilir. İşte bu anlayışla hareket ettik.
Az sonra kulüp ve branşlar bazında anlatacağım icraatların arkasında bu dönemde önemli tutarda sponsorluk, reklam, gelir getiren projelerle destek sağlayan başta Başkanımız Aziz Yıldırım olmak üzere yöneticilerimizin fedakarlıkları var. Bu kaotik sürecin aşılmasında gösterdikleri büyük özveriden dolayı Başkanımıza ve tüm Yönetim Kurulumuza minnetlerimi iletiyorum. Yine bu dönemde koşulsuz destek sağlayan sponsorlarımızı da burada saygıyla selamlıyorum. Bu çaba ve fedakârlıklar olmasa okyanusu geçmemiz mümkün değildi.
TESİSLEŞME VE RENOVASYON ÇALIŞMALARI
Fenerbahçe yalnızca bugünü yaşayan bir kulüp değildir. 120 yıllık geçmişinde olduğu üzere geleceğini de planlamak zorunda olan büyük bir kurumdur. Bu nedenle tesisleşmeyi, ileride kullanılmak üzere araziler almayı bir harcama değil, Kulübümüzün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Şu anda yapılmakta olan ve Kulübümüze önemli bir gelir kaynağı yaratacak Kayışdağı ve Ataşehir projeleri de bu felsefenin ürünüdür.
Faaliyetlerimize geçersek, hızla Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi ile Fenerbahçe Can Bartu Tesislerimizde modernizasyon ve renovasyon çalışmalarını hızlandırdık.
Futbol A Takımımızın yeni sezona en iyi şartlarda hazırlanabilmesi için Fenerbahçe Can Bartu Tesislerimizde başta sporcu odaları olmak üzere tüm ortak kullanım alanlarını yeniledik. Tesisimizi çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirerek takımımızın hizmetine sunduk.
Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesislerimizin de modernizasyon çalışmaları hızlandırılmış bir şekilde devam etmektedir.
Seçim kampanyamızda da belirttiğimiz üzere Maraton Alt E Blokta başlattığımız yenileme çalışmalarını 30 gün gibi kısa bir sürede tamamladık, VIP alanını kaldırarak tribünün kapasitesini yaklaşık 2 katına çıkarttık. Bunu yaparken de Kulübümüzü herhangi bir maddi kayba uğratmadık. Eminiz ki bu çaba tribünlerimizi yeniden bütünleştirecek, taraftarlarımızı daha da yakınlaştıracak, Kadıköy’de hepimizin özlediği o atmosferi getirecektir.
Soyunma odalarını modernize ettik. Tribünler arasına led ekran yerleştirmek için gerekli çalışmaları başlattık. Bu yatırım da kısa sürede devreye girecek ve Fenerbahçe’ye modern bir stat ötesinde ciddi bir gelir kaynağı yaratacaktır.
Diğer yandan stadın akustik sistemini güçlendirmek için de fizibilite çalışmaları tamamlanmak üzere.
Taraftarlarımızın taleplerini dikkate alarak stadyum koltuklarımızın tamamının Kulübümüzün ana rengi laciverte boyanma işlemi de tamamlanmak üzere. Bu hafta sonu itibarıyla hepsi tamamlanmış olacak.
Ancak hepsinden önemlisi stadımızı büyütme ve kapasite artışına yönelik proje çalışmaları yasal izin süreçleri alınarak hızla devam ettirilmektedir.
Basketbol Şubemizin evi olan Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda da yeni sezon öncesinde parkemizi uluslararası standartlara uygun şekilde yeniliyoruz. Bunun yanında sporcu sağlığını, taraftar konforunu artıracak renovasyon çalışmaları da hızla devam ediyor.
Hedefimiz net. Her zaman olduğu gibi Fenerbahçemiz mücadele ettiği her branşta yalnızca iyi sporculara değil, en iyi tesislere sahip kulüp olacaktır.
Son olarak Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın seçim öncesi şahsi olarak tamamlama sözü verdiği, uzun yıllardır atıl durumda bulunan Edirne Fenerbahçeliler Tesislerini de tamamlayarak taraftarlarımızın ve Kongre Üyelerimizin hizmetine açtık.
Fenerbahçemizin geleceği için kalıcı eserleri inşa etmeye devam edeceğimizin altını çiziyorum.
Fenerbahçe’nin verdiği mücadele yalnızca sahada değildir. Biz, Kulübümüzün haklarını hukuk önünde de aynı kararlılıkla korumaya, savunmaya devam ediyoruz.
HUKUK
Bu yıl Türk spor tarihinin en karanlık döneminden biri olan 3 Temmuz Kumpasının 15. yılıydı. Bu vesileyle Kulübümüz tarafından kapsamlı bir anma ve değerlendirme programı gerçekleştirildi. Ancak bizim için 3 Temmuz sadece geçmişi hatırlamak değildir. Aynı zamanda Fenerbahçe’nin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için yürüttüğümüz hukuki mücadele de aynı kararlılıkla sürdürülmektedir.
Kulübümüzün maruz kaldığı bir diğer büyük olay da 4 Nisan 2015’te takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıdır. Göreve gelmemizin arefesinde süreçte önemli bir gelişme yaşandı; dosya hakkında verilen kanun yararına bozma kararıyla birlikte daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki açıdan yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı.
En büyük beklentimiz devletimizin gerçek failleri ortaya çıkarması, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi ve Fenerbahçe’nin yaşadığı bu büyük mağduriyetin giderilmesidir. Buna olan inancımız da tamdır.
Fenerbahçe dün olduğu gibi bugün de hukuktan ve adaletten ayrılmadan yoluna devam edecektir. Kulübümüzün haklarını ve menfaatlerini korumak için her hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya da devam edeceğiz.
KURUMSAL İLETİŞİM
İlk günden itibaren iletişim alanında önemli bir anlayış değişikliğini hayata geçirdik ki bunu hepiniz fark etmişsinizdir. Hedefimiz çok net. Fenerbahçe ile ilgili doğru bilginin en güvenilir kaynaktan yani Fenerbahçe’nin resmi iletişim kanallarından paylaşılması. Bu nedenle Kulübümüzü ilgilendiren önemli gelişmelerin ve transfer süreçlerinin öncelikle resmi iletişim kanallarımız üzerinden duyurulması temel politikamız olarak benimsendi ki, olması gereken de buydu.
Kulübümüzün menfaatini ilgilendiren süreçleri gerekli gizlilik içerisinde yürüttük. Taraftarımızın ve kamuoyunun doğru ve teyit edilmiş bilgiye Fenerbahçe’nin resmi kanallarından ulaşmasını esas aldık. Bu anlayışın önemli adımlarından ve seçim sözlerimizden birisi olarak da Radyo Fenerbahçe’yi yeniden Kulübümüz bünyesine kazandırdık. 97.0 frekansında yayın yapan Radyo Fenerbahçe, yeniden yayın hayatına başladı. Önümüzdeki dönemde yalnız sosyal medyada değil; televizyonumuzdan, radyomuzdan, dijital mecramızdan, geleneksel iletişim kanallarından tüm haberlerimizi ilk ağızdan alacaksınız. Bu vizyon doğrultusunda iletişim alanındaki birikimiyle Sayın Mustafa Sapmaz da Kurumsal İletişim Direktörlüğü görevini üstlendi.
BRANŞLAR
Görev aldığımız bu dönemde futbol yapılanmasını güçlü, tecrübeli ve Fenerbahçe kültürünü bilen isimlerden oluşturduk. Bu kapsamda Futbol Direktörlüğüne Sn. Oğuz Çetin, Teknik Direktörlük görevine Sn. İsmail Kartal, yardımcı antrenörlük görevine ise kulübümüzün unutulmaz isimlerinden Dirk Kuyt’ı getirdik. Transfer döneminde de takımımızın ihtiyaçlarını doğru analiz ederek önemli takviyeler gerçekleştirdik. La Liga’nın en başarılı golcülerinden Vedat Muriqi, Avrupa’nın önemli savunmacılarından Nathan Aké, Avrupa futbolunun dikkat çeken dünya yıldızı olma yolundaki ismi Mason Greenwood ve geleceğin yıldız adaylarından biri olan Amara Diouf’u kadromuza kattık.
Hedefimiz elbette yalnızca iyi oyuncular transfer etmek değil. Karakterleri ve mücadelesiyle Fenerbahçe formasının ağırlığını taşıyan bir takım oluşturmaktır. Avrupa yolculuğuna başarılı bir başlangıç yaptık. Şampiyonlar Ligi ikinci ön eleme turunda Gornik Zabrze’yi eleyerek bir üst tura yükseldik. Sturm Graz ile eşleştik. İnanıyoruz ki futbolcularımız, teknik heyetimiz ve taraftarlarımızın desteğiyle bu turu geçeceğiz. Hedefimiz nettir: Fenerbahçe’yi yeniden Şampiyonlar Ligi’ne taşımak ve Türkiye Ligi’ni şampiyon bitirmek!
Değerli Yüksek Divan Kurulu Üyelerimiz,
Kadın futbolunda da Fenerbahçe yükselişini kararlılıkla devam ettiriyor. Geçtiğimiz sezon Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’ni zirvede tamamlayarak tarihimizin ilk şampiyonluğunu kazanan Fenerbahçe arsaVev Kadın Futbol Takımımız bugün de aynı inançla hedefine doğru yürümektedir.
Teknik heyetimiz ve hocamız Sn. Gökhan Bozkaya yönetimindeki takımımız gerçekleştirdiği önemli transferlerle kadrosunu daha da güçlendirmiştir. Son üç yıldır forma sponsorumuz olan arsaVev ile iş birliğimizi daha da geliştirerek kulübümüze sürdürülebilir mali katkı sağlayarak güçlü bir ortaklığı pekiştirdik. Önümüzde şimdi Kadınlar Şampiyonlar Ligi var.
Erkek basketbolunda son yıllarda yakaladığımız istikrarı daha da taçlandırmak istiyoruz. Geride bıraktığımız sezonda takımımızın üst üste üçüncü toplamda ise 13. kez Türkiye Ligi şampiyonu oldu. Final serisinde Beşiktaş GAİN takımını geride bırakarak sezonu üç kupayla tamamladı.
Bunun yanında EuroLeagaue’de 8. kez Final-Four oynayarak Avrupa basketbolunun en istikrarlı kulüplerinden birisi haline geldi ancak bununla da yetinmiyoruz. EuroLeague’de ses getiren Shane Larkin, Will Clyburn, Trent Forrest, Shavon Shields, Sertaç Şanlı, Marcus Bingham, Johnny Juzang, Braxton Key ve Ignas Sargiunas’ı kadromuza kattık. Aynı zamanda Tarık hariç bütün yıldızlarımızı da koruduk. Hedefimiz belli. EuroLeague de dahil olmak üzere 2026-27 sezonunda tüm kupaları müzemize getirmek. Bunu da başaracağız. Takımımıza ve teknik heyetimize bu konuda güvenimiz tam.
Kadın basketbolda ise gurur duyduğumuz bir organizasyona sahibiz. Fenerbahçe Opet Kadın Basketbol Takımımız geçtiğimiz sezon başarılarına yenisini ekleyerek kulübümüzün uluslararası alandaki en önemli temsilcisi haline geldi. EuroLeague Women finalinde Galatasaray’ı mağlup ederek üçüncü kez Avrupa Şampiyonu olmuş ve bu organizasyonda en fazla şampiyonluk yaşayan Türk takımı unvanını elde etmiştir. Bunun yanında sezonu 4 kupayla tamamlayarak Türk kadın basketbolu adına tarihi bir başarıya imza atmıştır. Tüm ekibe teşekkür ediyoruz. Gücünü armasından ve organizasyondan alan kadın basketbolumuzdan önümüzdeki günlerde atacağımız adımlarla istikrarımızı korumak istiyoruz.
Voleybol şubemizde de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Kadın takımımız geleneksel hale geldiği üzere bu yıl yine CEV Şampiyonlar Ligi’nde, erkek takımımız ise CEV Challenge Kupası’nda mücadele edecek.
Kadın ve erkek takımlarımız ana kadro iskeletini korurken, her ekibimize de beşer önemli transfer yaparak kadromuzu daha da güçlendirdik.
İnanıyoruz ki yeni sezonda hem Türkiye’de hem de Avrupa’da Fenerbahçe’ye yakışan başarıları hep birlikte yakalayacağız.
Burada pozitif ayrımcılık yapıp sizlerin nezdinde bize büyük gurur yaşatan Kadın A Millî Voleybol Takımımızı da yürekten kutlamak istiyorum. Milli takımımızın omurgasını oluşturan sporcularımız Gizem Örge, Melissa Vargas, Hande Baladın, Saliha Şahin ve Jack-Kısal’ın da formasını giydiği A Milli Takımımız 2026 Milletler Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayarak ülkemize büyük bir gurur ve onur yaşattı. Başta sporcularımız olmak üzere Türkiye Voleybol Federasyonu’nu, teknik ekibi ve emeği geçen tüm çalışanları gönülden tebrik ediyorum.
İnanıyorum ki hem Milli Takımımız hem de Fenerbahçe forması altında bu gururları yaşamaya devam edeceğiz. Bu arada finalde rakip takımın en önemli oyuncusunun da (Ana Cristina) kulübümüzün sporcusu olması ayrı bir gurur kaynağımız oldu.
Adis, Mirza, Bedirhan, Kaan ve Marko’nun formasını giydiği Erkek Milli Takımımız da tarihinde ilk kez Milletler Ligi’nde çeyrek finale yükselmeyi başardı. Onları da gönülden kutluyorum.
Değerli Divan Kurulu,
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak olimpik branşlarda ülkemizin öncü spor kulübü olma misyonumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Geride bıraktığımız dönemde sporcularımız, ulusal-uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri başarılarla hem kulübümüzü hem de ülkemizi gururla temsil etmeye devam etti.
Fenerbahçe İstanbul Jet Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız 2025-26 sezonunda bir kez daha önemli başarıya imza attı. Avrupa EuroCup1 şampiyonluğunu kazanan takımımız, ardından Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi Play-Off Final serisinde Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek, Süper Lig şampiyonluğuna uzandı.
Atletizm branşında sporcularımız İtalya’da düzenlenen U18 Şampiyonası’nda Simanur Bilgili ve Abdulsamet Duman ile iki Avrupa üçüncülüğü kazanarak önemli başarıya imza attılar. Aynı dönemde U20 Balkan Şampiyonası’nda bir altın, dört gümüş, iki bronz madalya kazandık. Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda ise 13 altın, 14 gümüş ve 7 bronz madalya kazanarak atletizmdeki istikrarlı yükselişimizi sürdürdük.
Boks branşında sporcularımız Üst Minikler Türkiye Şampiyonası’nda dört madalya, Yıldız Erkekler ve Kadınlar Türkiye Şampiyonası’nda 12’si altın olmak üzere toplam 22 madalya kazanarak, önemli başarıya imza attık.
Masa tenisi branşımızda Kadın ve Erkek A Takımlarımız 2025-26 sezonunda mücadele ettikleri tüm organizasyonları zirvede tamamlayarak sezonu 4 şampiyonlukla kapattı.
Yüzme branşında sporcularımız Comen Cup’ta kırdıkları Türkiye rekorları ve kazandıkları şampiyonlukların yanı sıra artistik yüzmede Avrupa Şampiyonası’nda elde ettikleri derecelerle de Fenerbahçe’yi uluslararası alanda güçlü şekilde temsil ettiler.
Kürek branşında takımımız 2026 Deniz Küreği Endurance & Beach Sprint Türkiye Kupası Yarışları’nda 11’i altın olmak üzere 17 madalya kazandı. Gençler Meriç Kupası’nda 5 kupa, Gençler Türkiye Kupası’nı ise 6 kupayla tamamladı. Alper Şevket Eren ve Halil Kaan Köroğlu ise U23 Dünya Şampiyonası A finalinde altıncı oldu.
Yelken branşında milli sporcumuz Metehan Asar’ın yer aldığı Optimist Milli Takımımız Fas’ta düzenlenen Optimist Dünya Takım Şampiyonası’nda 71 ülke arasında dünya ikincisi oldu.
Demir Saygın ise Avrupa Şampiyonası’nı 16 Yaş Altı erkekler kategorisinde bronz madalya kazanarak bizlere bir gurur daha yaşattı.
Ada Vera Tüfekçiler de Optimist Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldu ve gümüş madalya kazandı.
Bu başarılar Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yalnızca şampiyonluklar kazanan bir kulüp olmadığını aynı zamanda Türk sporuna sporcu yetiştiren olimpik branşlara yatırım yapan ve ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden öncü spor kulübü olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bu vesileyle tüm sporcularımızı ve antrenörlerimizi, teknik direktörlerimizi, yöneticilerimizi ve sponsorlarımızı yürekten kutluyorum.
Şu konunun altını tekrar çizmek istiyorum ki Fenerbahçemiz olimpik branşlarda Türk sporunun lokomotifi olmaya ve ülkemize gurur yaşatmaya kararlılıkla devam edecektir.
Şu ana kadar sizlere göreve geldiğimiz günden bu yana hayata geçirdiğimiz çalışmaları ve attığımız adımları paylaştım ancak özellikle ifade etmek isterim ki bütün bu çalışmalar devraldığımız ağır tabloyu ortadan kaldırdığımız anlamına gelmiyor.
Göreve gelirken önümüzde kolay bir yol olmadığını biliyorduk. Başta ifade ettiğim üzere Fenerbahçemizin sürdürülebilir geleceği için her şeyi göze alarak bu sorumluluğu üstlendik. Yıllar boyunca ertelenen, görmezden gelinen sorunların ve yanlış tercihlerin yükü Fenerbahçe’nin yani hepimizin omuzlarındadır.
Sn. Başkanımız Aziz Yıldırım işte bu sorumluluk anlayışı ile böylesine zorlu bir tabloyu bilerek yeniden liderlik görevini üstlenmiş ve Fenerbahçemiz için bir kez daha elini taşın altına koymuştur. İnanın bugün bu salonda bulunan Sn. Aziz Yıldırım başkanlığında görev yapan Yönetim Kurulumuzun her bir üyesi de aynı sorumluluk bilinciyle hiçbir kişisel menfaat hesap gözetmeden yalnızca Fenerbahçe’nin geleceği için çalışmaktadır.
Önümüzde zorlu bir süreç var. Fenerbahçe’nin geleceğini ancak gerçeklerle yüzleşerek, doğru teşhis koyarak ve cesur kararlara imza atarak, alabiliriz.
Bu mücadelede bize beklentisiz güç ve moral veren Fenerbahçe gönüllüsü sponsorlarımız ve bağışçılarımıza da minnetlerimizi iletiyoruz.
Hedefimiz 120. yılımızda yalnızca tüm branşlarımızda şampiyonluk kazanmak değil Başkanımız Aziz Yıldırım liderliğinde Fenerbahçe’yi mali sürdürülebilirlik anlamında en güçlü noktaya taşımaktır.
Biz inanıyoruz ki hiçbir zorluk Fenerbahçe’den büyük değildir. Yeter ki biz kendi gücümüze inanalım. Çok teşekkür ediyorum.
Saygılarımı sunuyorum.”
GÜNDEM
Yönetim Kurulu Üyemiz Tanju Kaya, Yüksek Divan Kurulu Toplantımızda açıklamalarda bulundu

Arif
1 Ağustos 2026, 14.05 · 3 dk okuma

YORUMLAR · 0
İlk yorumu sen yaz. 👇
YORUM YAZ
Yükleniyor…