Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi 1907 Tribünü’nde düzenlenen imza töreninde Futbol Direktörümüz Oğuz Çetin de yer aldı.
Yeni transferimiz Kojo’dan beklentilerinin büyük olduğunu vurgulayan Çetin, transfer politikasından şampiyonluk hedefine, Şampiyonlar Ligi’ne kalmanın öneminden takımdaki aile havasına kadar birçok konuda konuştu.
Futbol Direktörümüz Oğuz Çetin’den Başkanımız Aziz Yıldırım’a ve yöneticilerimize teşekkür
“Öncelikli olarak yaşadığımız sürece vurgu yaparak sözlerime başlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi Fenerbahçemizin kötü gidişatını durdurma adına, tekrar Fenerbahçemizi Türkiye’ye, Avrupa’ya, dünyaya, hatta kendimize hatırlatma adına, liderimiz, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım büyük bir iradeyle hayatını, sağlığını, tüm mal varlığını, tüm kariyerini riske atarak göreve geldi. Temel amacı Fenerbahçe’yi tekrar eski günlerine döndürmek ve artık çocuklarımızın gülmesini sağlamak. Bu yönde Başkanımız göreve geldi ve yaptığı en güzel iş, onun yüksek iradesi ile Yönetim Kurulu Üyelerimizi doğru iş bölümü içerisinde öyle bir noktaya getirdi ki yüksek sinerjiyle sizin karşınıza büyük bir özgüvenle çıkabiliyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum.
Transfer politikası
Bu süreçte bir vurgu var ve onu yapmam lazım. Sayın Aziz Yıldırım, liderimiz, tek bir temel hedef koydu. O da 12 yıl sonunda Fenerbahçe’nin özlenen şampiyonluğa kavuşmasıydı. Bu temel hedef doğrultusunda niyet, birlik ve beraberliği güçlendirmek, camia içerisinde inancı tekrar yükseltmek adına adımlamalar başladı. Bu zorlu süreci yürütürken ilk hamlemizi, zaten geçen seneden itibaren çok güçlü olan kadromuzu daha da güçlendirerek, özellikle 2026-27 sezonunu ve şampiyonluğa ulaşacağımız Mayıs 2027’yi dizayn ederek yaptık. İlk etapta transferlerimizi yaptık. Bu transferleri yaparken de çok bilinçli bir yolda ilerledik. Bildiğiniz gibi ilk transferimiz Vedat Muriqi, ikincisi Nathan Aké, üçüncüsü Mason Greenwood ve dördüncüsü de dünya yıldızı Romelu Lukaku.
Bu oyunculara baktığınız zaman şunu tespit etmemiz gerekiyor. Bir yıl içerisinde bu şampiyonluğa ulaşmak için büyük baskı ve stres altında performans verecek oyuncu tercihleri olduğunu görürsünüz. Taraftarımızın tekrar o inancını yükseltmek için karakterleri çok yüksek futbolcuları takıma kazandırmak ve takımdaşlık ruhunun içine çekmek çok önemliydi. İlk etapta bunu yaptık. Sonrasında bu süreci nasıl yönettik? Hedefe giden yolda amaçlarımız var ve bunlardan bir tanesi de 18 yıldır Şampiyonlar Ligi’ne katılamama handikapıyla karşı karşıya olmamızdı.
Şampiyonlar Ligi’ne kalmanın önemi ve Teknik Direktörümüz İsmail Kartal’a ile oyunculara teşekkür
Biz biliyoruz ki, biz derken gerçekten büyük irade koyan Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın önderliğinde, Şampiyonlar Ligi’ne katılmanın camiadaki birlik ve beraberliği çok daha geliştireceğini, güçlendireceğini ve Şampiyonlar Ligi’ne katıldığımız takdirde taraftarımızın takıma olan inancının da çok yükseleceğini bilerek mücadele verdik. Górnik, Sturm Graz ve play-off’ta zorlu bir rakip olan O.Lyon’u saf dışı bırakarak 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını elde ettik. Bu bize neyi getirdi? Temel hedefimiz Mayıs 2027 şampiyonluğu ama oraya giden yolda camiamızın birlik, beraberliği ve bütünlüğü açısından takıma olan inanç ve coşkunun taraftarlar tarafından daha da kabul görmesi, onların büyük desteği ile bu hedefe gitme adına gerçekten çok önemli bir eşiği geçtik. Bu eşiği geçerken en başta Başkanımız ve yönetimimiz olmak üzere, bunu sahada uygulayan İsmail Kartal hocama ve her bir oyuncuya tek tek teşekkür ediyorum.
Yerli oyuncuların önemi
Takım içerisinde gelişen güzel olaylardan biri de takım içi takımdaşlık ruhunun daha da pekişmesi adına yerli oyuncularımızın ortaya koyduğu performans, takım içerisindeki tutum ve davranışları; özellikle Mert Günok’la başlayan, Kerem Aktürkoğlu, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci, Mert Müldür, Levent Mercan ve niceleri... Hepsi gerçekten takım içerisinde takımdaşlık ruhunun yükselmesi adına çok ciddi fedakârlıklar yapıyorlar. Çok ciddi çalışıyorlar ve katkı sağlıyorlar. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum.
Şampiyonluk hedefi
Diğer taraftan bizim temel hedefimiz Mayıs 2027 şampiyonluğu. Bu süreçte takımın ve takım içerisindeki oyuncuların yük dağılımını da çok doğru yapmak lazım. Doğru tespit edilmeli. Bu konuda da çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Özellikle 10+4 yabancı kuralı doğrultusunda kontenjan oyuncularını belirliyoruz. Bugün çok mutluyuz. Kontenjan yaşında olup yük dağılımına ciddi katkı sağlayan Archie Brown’umuz var. Yine bu yük dağılımına katkı sağlayan ve daha da çok sağlayacak Nene var. İki kontenjanımız daha var. Bunlardan bir tanesi mevkisel olarak baktığımızda sol bekte Archie, sağ kanatta Nene var. Takım içerisinde çok önemli karakterler var. Stoper mevkisinde de dünya markası, çok tecrübeli ve futbol karakteri çok yüksek iki oyuncumuz var. Biri kaptanımız Škriniar, diğeri de Aké. Onlarla birlikte bu yük dağılımını alabilecek, nasıl ki Archie ve Nene’yi hiç düşünmeden sahaya sürebiliyorsak, bu yük dağılımında altyapımızda yetişen Yiğit Efe Demir’in de rol aldığını göreceğiz.
Kojo transfer süreci
Konuyu Kojo’ya getirmek istiyorum. Kojo da biliyorsunuz, kariyer basamaklarını bir bir yükselen bir grafikle ortaya koyan bir oyuncu. Özellikle geçen sene Nice takımında düzenli forma giymesi, ciddi performans vermesi ve bizlerin, benim dikkatimi çekmesiyle birlikte Kojo’yu hemen takibe aldık, inceledik, analiz ettik...O da Aké’ye, Škriniar’a eşlik edip hemen takım içerisindeki rolünü alabilecek yeteneğe, potansiyele sahip, gelişime açık, rekabetçi ve gerçekten de bize katkı sağlayacak bir oyuncumuz. Genç veya tecrübeli diye ayırmıyorum. Rekabet içerisinde çok rahatlıkla yük dağılımını da yapabilmesi için İsmail Hoca’nın böylesine potansiyelli, kendini ispatlamış, oynama devamlılığı içinde olan çok potansiyelli Kojo’nun Fenerbahçemize gelmesinden, transferinden dolayı son derece mutluyum. Bu transferin gerçekleşmesi adına her zaman olduğu gibi Sayın Başkanımızın bu konuda destek vermesi, yol vermesi, Sayın Cihan Kamer’in bu konularda benim yanımda yer alması ve bizim de bugün şu anda sizlere Kojo’yu tanıtıyor olmamızdan dolayı ben son derece mutluyum. Aileye bir evlat daha kazandırdık. Ondan da beklentilerimiz çok yüksek. O da bu beklentilere cevap verebilecek yeteneklere sahip, potansiyelli bir oyuncumuz. Kojo, hoş geldin. Hayırlı uğurlu olsun.”
Kojo Peprah Oppong: Bu formayı giymek için sabırsızlanıyorum
Fenerbahçe formasını giymek için sabırsızlandığını dile getiren yeni transferimiz Kojo Peprah Oppong, “Öncelikle sıcak karşılama için çok teşekkür ediyorum. Bu aileye geldiğim için çok mutluyum. Her şey çok organize. Bu formayı giymek için sabırsızlanıyorum. Burada olduğum için çok mutluyum.” dedi.
Konuşmaların ardından imzalar atıldı ve fotoğraf çekimi yapıldı. Kojo Peprah Oppong, basın mensuplarının sorularına ise şu yanıtları verdi:
“Geçen Nice forması ile Fenerbahçe’ye karşı oynamıştım. Buradaki atmosferi ve taraftarların tutkusunu biliyorum. Bu ailede olmak benim için iyi olacaktı çünkü taraftar-futbolcu bağını hissetmiştim. O bağın parçası olmak ve Fenerbahçe’de oynamak benim için güzel olacak.
Teknik Direktörümüz İsmail Kartal ile de güzel bir konuşma yaptık. Her şey pozitifti. Djiku ile de buraya gelmeden önce konuştum ve çok güzel şeyler söyledi. Burada oynamış birinden güzel şeyler duymak önemli.
Appiah ile konuşmuş olmayı isterdim ama direkt temasım olmadı. Dünya Kupası’nda zaten bir araya gelmiştik. O zaman transferin gerçekleşeceğini bilmiyorduk. Harika bir efsane kendisi.
Ben her zaman hayatımda meydan okumaları severim. Benim için hayatımdaki en önemli şey, anahtar şey, her gün daha da iyi olmak. Sürekli daha da iyi olmak. Sanırım hem uzun top konusunda hem de oyunu daha iyi okumak konusunda daha iyiye gidebileceğimi düşünüyorum.
Benim için en önemli şey, hocamız bana nerede görev verirse versin takımıma yardım etmek. Benim için hangi pozisyonda oynadığımın bir önemi yok. Benim tek yapmak istediğim şey futbol oynamaktan keyif almak. En çok sevdiğim şeyi keyif alarak yapmak.
Belirtmiş olduğunuz oyuncular çok tecrübeli oyuncular. Ben onlardan çok fazla şey öğrenebileceğimi düşünüyorum. Aynı zamanda onlarla forma rekabetine girmek de benim için iyi olacak. Çünkü benim için bu tarz oyuncularla antrenman yapmak, onlardan öğrenmek ve onlarla birlikte forma savaşına girmek benim için olabilecek en iyi şey olacak.”








