Belçikalı santrfor Romelu Lukaku’nun 1+1 yıllığına Fenerbahçemizin renklerine bağladığını açıklayan Oğuz Çetin, yeni sezon öncesi futbol yapılanmamızla ilgili önemli konulara değindi. Teknik Direktörümüz İsmail Kartal’ın takıma olan katkılarından transferlerin uyum sürecine ve takımın yükselen grafiğine dair değerlendirmelerde bulunan Futbol Direktörümüz Oğuz Çetin, şampiyonluk yolunda takımımızın arkasındaki en önemli itici gücün taraftarımız olduğuna vurgu yaptı. Oğuz Çetin, TFF’ye Gençlerbirliği maçının ertelenmesi yönünde başvuru yapıldığını ancak olumlu sonuç alınmadığını da sözlerine ekledi.
Futbol Direktörümüz Oğuz Çetin, Lukaku transferiyle ilgili; “Sayın Başkana, Yönetim Kurulumuza, Cihan Kamer Bey’e çok teşekkür ediyoruz. Bizi her konuda destekliyorlar. Forvet konusunda da uzun zamandır çalışmalar yapıyoruz. Buraya alınacak oyuncunun futbolculuk özelliklerinin yanında karakteristik özellikleri de çok önem kazanıyor. Özellikle şampiyonluğa oynadığımız bir yılda artık karakterli bir takım, tecrübeli, kariyerinde önemli başarılar elde etmiş oyuncularla bu süreci yürütmek çok önemli. Genç oyuncular önemsiz demiyorum ama bu sene özellikle tecrübe her şeyin ötesinde. Bu tecrübenin içinde de karakterler çok önemli. Natham Aké karakteri gibi, Skriniar, Asensio, Greenwood, Kerem gibi… Hepsini bir araya getiriyoruz. Dolayısıyla yapılan bu transfer de tamamen futbolculuk özelliklerinin yanında ondan daha da önemli olan bir karakter transferi diye düşünüyorum. Camiamıza, Başkanımıza, Cihan Bey’e, Yönetimimize teşekkür ediyorum, hayırlı olmasını diliyorum. Romelu Lukaku’nun Fenerbahçe’ye transferi gerçekleştirildi. Bunu duyurabilirim. Çok önemli bir oyuncunun bu sene Fenerbahçe’ye kazandırılmış olması gerçek anlamda çok önemli. Kendisinin bu akşam burada olacağını, hemen sağlık kontrollerinin yapılacağını söyleyebilirim ki bir an önce takıma adapte olsun ve o desteği ondan alalım.” dedi.
Dünya futbolunda bilinen, tanınan, herkes tarafından takdir gören bir futbolcu
Romelu Lukaku’nun kariyerine değinen Oğuz Çetin, “Birkaç vurgu yapmam gerekiyor özellikle Rom’la ilgili. Kendisine ‘Rom’ olarak hitap etmemi istedi. Bu oyuncumuz geçmişten bugüne ortaya koyduğu büyük performansla, büyük başarılarla dünya futbolunda bilinen, tanınan, herkes tarafından takdir gören bir futbolcu. Böyle bir futbolcuyu camiamıza kazandırmak çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Performansını her gün yükselten bir oyuncu konumunda
Lukaku’nun her geçen gün performansını yükselttiğine değinen Futbol Direktörümüz, “Asıl püf noktası şu; tamam, son 1 yıldır bazı zorluklar yaşıyor, bununla ilgili spekülasyonlar yapılabiliyor. Kendisiyle de uzun uzun konuştuk. Bu süreci en detaylı şekilde konuştuk. Yaşamış olduğu sakatlık sonrası en büyük özelliği geri dönmek adına Belçika Millî Takımından birlikte çalıştığı fizyoterapisti. Onunla birlikte çok ciddi çalışmalar yaptı. Bu sürecin uzamasının en önemli sebeplerinden biri, geçen sene Napoli takımının, Conte’nin özellikle ona olan ihtiyacından dolayı baskı yaparak Napoli’ye geri getirmeleri oldu. Ocak, şubat ayında geri getirmeler, daha tam hazırlamadan, doğru rehabilite etmeden sahaya sürmelerinden kaynaklı mart ayının başında nükseden bir sakatlığı oldu. Ancak kendisi çok kararlı bir şekilde kendi fizyoterapistiyle ve millî takım hocasıyla da konuşarak millî takımda da yer alacağı ve orada da süre bulacağı konusunda anlaşarak o süreci bugüne kadar devam ettiren ve performansını her gün yükselten bir oyuncu konumunda.” şeklinde konuştu.
‘Fenerbahçe’nin şampiyonluğa giden bu yolunda benim de olmam lazım.’ diyor
Belçikalı santrforun kendisini Fenerbahçe camiasıyla çoktan bütünleştirdiğini belirten Oğuz Çetin, “Bizim için bunun dışında önemli olan şu; ‘Fenerbahçe’ diyor, başka bir şey demiyor. ‘Fenerbahçe’nin şampiyonluğa giden bu yolunda benim de olmam lazım.’ diyor ve bunu inanarak söylüyor. Bunun içerisinde herhangi bir menfaat gözetmiyor. Hatta kendi menfaatlerini Napoli’ye karşı, onların bizden talep ettiklerine karşı kendi fedakârlık yaparak 2 milyonunu silen, hatta daha da ileri giden, 150 bin Euro’yu bile talep eden kulübe cebinden o parayı ödeyen, maddiyatı hiç önemsemeyen, Fenerbahçe ile 1+1 sözleşme yapan, şampiyon olduğumuz takdirde ki olacağız, artı 1 seneyi kullanacak olan bir oyuncudan bahsediyoruz. Yani maddiyattan ziyade kendisini Fenerbahçe camiasıyla çoktan bütünleştirmiş, onu yaşayan ve buraya da çok büyük katkı vermek üzere gelen ve hocanın ve benim her dediğimi yapacak olan bir devden bahsediyoruz. Büyük bir karakterden bahsediyoruz. Çok büyük de katkısı olacak diye düşünüyorum.” dedi.
Futbol tarihinde en fazla bonservis bedeli ödenen oyuncular sıralamasında en başta olan… Yani tarihte en fazla olan oyuncu. Bu konulardan ziyade bence oyunculuk özellikleri ve kararlılığı bence çok dikkat çekici.
Lukaku gibi koca yürekli oyunculara bu sene, bu takımın ihtiyacı var
Romelu Lukaku gibi karakterli bir futbolcuyu camiaya kazandırdıklarını dile getiren Futbol Direktörümüz, “Fenerbahçe’nin takım için karakterleri çok yüksek. Lukaku da kaybetmeyi hazmetmeyecek karakterlerin başında. Biz, bu sene şampiyon olacağız. Olmak istiyoruz değil, biz bu sene şampiyon olacağız! Bize böyle büyük karakterler, kararlı oyuncular gerekiyor. Tecrübeli ve kaybetmeyi hazmetmeyen oyuncular gerekiyor. Kaybetmeyi kabul etmeyen bir başkan var, oyuncu grubu da öyle. Hocayı daha yakından tanıyın, aynı şekilde. Bu takım, bu sene şampiyon olacak. Kiminle olacak? Bu karakterlerle olacak! Dolayısıyla Fenerbahçe tarihi boyunca hep önemli isimleri transfer etmiştir. Geçmişte Roberto Carlos, Nani, Ortega, Alex, van Persie şimdi de Aké, Lukaku gibi… İşte bunlar çok önemlidir. Oyun çok önemli, oyuncu özellikleri çok önemli ama daha önemlisi karakterlerdir. Dolayısıyla Lukaku gibi koca yürekli oyunculara bu sene, bu takımın ihtiyacı var. O da parayı hiç önemsemeden ki rakamlar havada uçuştu, çok atıldı tutuldu ama sadece ve sadece 5+1 milyona gelen bir oyuncudan bahsediyoruz. O biri de şampiyon olursa yarısını -500- alacak, gol kralı olursa ya da 20 gol atarsa bir 500… Yani konu para değil, o buraya gerçekten sevdiği bir yere, kendini ispatlayacağı bir yere gelmek istiyor. Tabii çocukluğunun burada geçmiş olması önemli bir faktör diye düşünüyorum. Bu transferde her noktadan destek alınabildi. Fazla derine girmeden en önemli desteği de camiamızın önemli ismi, her zaman camiamıza hizmet etmiş olan Hasan Çetinkaya’nın bu transfer çok büyük katkıları oldu. Ona da çok teşekkür ediyoruz.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Futbol Direktörümüz açıklamalarına şöyle devam etti:
“Uzun süreden beri bir birliktelik yaşamadık. İlk defa böyle bir ortam oluyor. Göreve gelmeden önceki sürece biraz vurgu yapıp sonra özellikle Sayın Başkan ve Yönetim Kurulu seçildikten sonraki sürece kısa bir vurgu yapmam gerekiyor.
Sayın Başkanın seçime girme sebebinin başında, özellikle Fenerbahçe’yi tekrar canlandırmak, jenerasyonların ilgisini tekrar Fenerbahçe’ye çekmek geliyor
Fenerbahçe 12 yıldan beri şampiyon olamıyor. Bu bizim gerçeğimiz. Bu olumsuz tablo hem camia içerisindeki birlik ve beraberliğimizi hem de daha da önemlisi Sayın Başkanımızın da vurguları sıkça o yönde oldu, jenerasyonları kaybetmeye başladık. Aslında temelde Sayın Başkanın seçime girme sebebinin başında bu geliyor. Özellikle Fenerbahçe’yi tekrar canlandırmak, jenerasyonların ilgisini tekrar Fenerbahçe’ye çekmek temel amaçtı. Dolayısıyla bugün camiamıza liderlik yapan, bilgisiyle, tecrübesiyle ama daha da önemlisi kararlılığıyla, çevresine kattığı aurasıyla gerçekten fark yaratıyor. Onunla birlikte çok güçlü bir yönetim kurulu ve buna eşlik eden, Futbol Şubesine bakan Cihan Kamer Bey ve Feridun Geçgel Bey gece gündüz, 24 saat gerçekten Fenerbahçe’yi bir süreç geçiriyoruz.
Her birimiz buraya bu sene şampiyon olmak için geldik. Sayın Başkanın vurgularının arkasında koşa koşa ilerliyoruz
Hiç kolay değil hem maddi anlamda kulübü tekrar ayağa kaldırmak, bunları düzenlemek aynı zamanda da futbolu tekrar yapılandırmak büyük taraftarımızın beklentilerine cevap verebilecek futbolcuları bu kadroya dahil etmek, hem de oyunu dizayn etmek… Bunlar hiç kolay şeyler değil. Şuna vurgu yapabilirim; bugün Fenerbahçe’nin bilgi, tecrübe ve büyük bir kararlılıkla yönetildiğini söyleyebiliriz. Temel amaç belli. Her birimiz buraya bu sene şampiyon olmak için geldik. Sayın Başkanın vurgularının arkasında koşa koşa ilerliyoruz, bu yönde de 7/24 çalışıyoruz.
Birinci ve en önemli konu; İsmail Kartal Hoca’nın tekrar camiamıza kazandırılması ve onunla birlikte bu teknik alanda yürüyor olmamız
Sürece baktığımızda ise bu sürecin içinde çok ciddi hamleler yapıldı. Özellikle birinci ve en önemli konu; İsmail Kartal Hoca’nın tekrar camiamıza kazandırılması ve onunla birlikte bu teknik alanda yürüyor olmamız. Buna vurgu yapmamın en büyük sebeplerinden bir tanesi, ‘Fenerbahçe’ dediğin zaman bu büyük taraftar her zaman futbol beklentilerini net bir şekilde ortaya koymuştur. Yani taraftar yetenekli oyunculardan oluşan, seyredenlere keyif veren, dominant oynayan, yaratıcı oyuncuların olduğu bir kadro; çokça gol pozisyonuna girildiği, oyunun savunma bölümünden ziyade daha çok hücum bölümünde taraftarını mutlu eden bir futbol ve bununla birlikte sonuç alan bir takım istiyor.
Bugün dünya futbolunda hangi üst düzey kulüp ne oynuyorsa onu oynatabilme becerisine sahip, o oyun felsefesine ulaşmış bir teknik adam
Ben de İsmail Hoca’yı çok uzun yıllardır tanıyorum. 1988 yılından itibaren birlikte futbol oynadık. Ama Teknik Direktör İsmail Kartal’ı tanımak başka bir şey. Son 2 aydır hocamla gece gündüz birlikteyiz. Kendisini öylesine geliştirmiş ki, bugün dünya futbolunda hangi üst düzey kulüp ne oynuyorsa onu oynatabilme becerisine sahip, o oyun felsefesine ulaşmış, Fenerbahçe taraftarının beklentilerine cevap verebilecek oyunu oynatmak üzere bir felsefeyle yola çıkmış bir teknik adam. Bugün elindeki yetenekleri tamamen bu oyunun içerisine sokan ve gerçekten de şu son sürece baktığımızda bunu geliştirmeye çalışan ve herkesi de mutlu etme adına büyük bir çaba içerisinde olan bir İsmail Kartal'dan bahsediyoruz. Bu da çok sevindirici.
Benim bulunduğum konumda hocamla yakın olmak, onu anlamak, ona destek olabilmek en önemlisi. Gerçekten zorlu bir süreç yaşıyoruz. Dünya Kupası’nın olması, Dünya Kupası’nda 10 tane oyuncumuzun olması, onların dönüş ve tekrar takıma adapte olma süreçleri, yapılan transferlerin takıma adaptasyonu, onların hem fiziksel olarak daha üst noktaya gelmeleri aynı zamanda oyun anlayışının içerisine hocanın onları adapte etme çalışmaları hiç kolay değil.
Hocanın çok önemli özellikleri var ve çok net. Oyun stili, oynatmak istediği oyun konusunda çok net
Telaş yok. Kaygı yok. Kesinlikle bilinçli bir yol haritası var. İlk günden beri de böyle yürüyoruz. Hocanın çok önemli özellikleri var ve çok net. Oyun stili, oynatmak istediği oyun konusunda çok net. Zaten yıllar içerisinde kendisini olmadık noktalara kadar geliştirmiş ve bunu da her gün ispat ediyor. Gelen oyuncular yeni oyuncu bile olsa –hocayı tanıyanlar da dahil olmak üzere- çok kısa sürede hocanın ne istediğini net bir şekilde anlıyorlar. Hoca bunu sadece sahada çalıştırarak değil, aynı zamanda içeride yaptığı toplantılarda –bu toplantılar hem birebir olabiliyor hem grup çalışması veya takım halinde olabiliyor- bunları yazarak, çizerek olduğu gibi görselde de pekiştirerek ama en sonunda sahada uygulatarak gerçekten kısa bir sürede çok önemli mesafeleri kat ediyor. Bunun da en güzel ispatı hazırlık dönemi. Hazırlık dönemi sonrasında daha fiziksel hazırlığımızı daha o noktaya taşımadan oynamış olduğumuz ikinci ve üçüncü ön eleme maçlarıyla hoca bunu çok net ortaya koyuyor.”
Son iki maça baktığımızda ise gerçekten İsmail Hoca ile birlikte takımın artık belli bir noktaya kadar geldiğini çok net görmeye başladık
Transferlerin uyum süreci ve takımın yükselen grafiğine dair bir değerlendirmede bulunan Futbol Direktörümüz Oğuz Çetin, “Oyuncuların fizik güçlerinin, kondisyonlarının yükselmesiyle birlikte saha içerisindeki toplam sürede yani 90 dakika içerisindeki süreklilikle performans daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bugün sezonu 24 Haziran’da açtığımızda millî takım oyuncuları yeni dönmüş, transferler yeni yapılıyor ve bitti bitecek, o süreçleri kaybettik ve resmi maçlara %100 hazır olmadan çıktık. Birçok maç bizim için aynı zamanda -sonucu aldığımız için rahat konuşuyorum-, en üst düzey antrenman şekline de büründü. İlk oynadığımız Gornik maçı, bizleri çok mutlu eden bir maçtı. Tam hocanın istediği şekilde oynanan, top hakimiyetiyle oynadığımız, topu kaybettiğimiz an hemen tekrar topu kazanıp hücuma dönüştürdüğümüz, rakibine pozisyon vermediğimiz çok önemli bir maç oynadık. O maçın içerisindeki eksiklikler; o blok savunmanın içinde alan yaratabilme, derinde topla buluşabilme, pozisyon zenginliğini daha da artırabilme gibi küçük küçük eksiklerimiz vardı. Ama onlar da takımın fiziksel gücü artıkça tamamlanacaktır. İkinci Gornik maçına baktığımızda ki Gornik Zabrze çok özel bir rakipti. Takımıyla, taraftarıyla, hocasıyla çok özel hazırlanmışlardı. Nitekim ikinci maç zorlu bir maçtı. Beklentilerimizin biraz altında olan bir maçtı. Ancak yine de kaliteyle kazanmayı da bilmen lazım. O gün rakip kadar mücadele etmemiş olabilirsin ama takımın içindeki kaliteler bunu çözdüler. Son iki maça baktığımızda ise gerçekten İsmail Hoca ile birlikte takımın artık belli bir noktaya kadar geldiğini çok net görmeye başladık.” diye konuştu.
Talisca ile forvet oynamak başka, Vedat Muriqi ile oynamak başka
Vedat Muriqi’nin yaşadığı sakatlık sonrasında Anderson Talisca’nın görev aldığı santrfor mevkiinde ekstra bir performans ortaya koyduğuna değinen Oğuz Çetin, “Özellikle Vedat Muriqi’nin hazırlık dönemindeki sakatlığı takımı oldukça olumsuz etkiledi. Talisca ile forvet oynamak başka, Vedat Muriqi ile oynamak başka. Burada tabii Talisca’yı takdir etmek lazım. Uzun yıllardan sonra İsmail Hoca ile birlikte ki bu çok önemlidir, bir hocanın oyuncuya elinin değmesinin farkını görüyoruz. Talisca’nın kaliteli bir oyuncu olduğunu zaten herkes biliyor. Ama fiziksel olarak da bu kadar kendini geliştirmesi, oynama devamlılığı içerisinde bu kadar zorlaması, konsantrasyonunun bu kadar üst seviye olması, oynadığı her maçta skoru değiştiriyor olması çok önemli bir özelliktir. Bunun yanında Vedat Muriqi ile bu süreci yaşamış olsaydık daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. Bugün Vedat tekrar döndü ve fiziksel hazırlıklarını yapıyor. En kısa zamanda da form grafiğini yükseltecektir. O zaman hocanın eli daha da güçlenecektir. Oyuncu performanslarını belirleyen bir başka unsur da santrfor mevkiinde oynayan oyuncunun oyun stilidir. Talisca ile bunu oynamak başka, Vedat’la oynamak başka. Vedat Muriqi ile oynadığınız zaman Greenwood’un, Kerem’in, Asensio’nun performansı farklılaşacaktır. Talisca burada yetersiz olduğu için değil, o stilde olmadığı için… Yoksa Talisca şu anda takımın en formda, sonucu değiştiren ve maçı da tamamlayabilecek fiziksel seviyeye gelmiş bir oyuncusu. O nedenle Vedat Muriqi konusu bu süreçte bizi en zorlayan konuların başında oldu.” açıklamasında bulundu.
Büyük Fenerbahçe taraftarının beklediği oyun stilini bozmadan sadece fiziksel özellikleri çok iyi diye oyuncu almamak lazım
Takımımızın ihtiyaçları doğrultusunda bir transfer politikası yürütüldüğüne değinen Oğuz Çetin, “Şu vurguyu yapmam gerekiyor; oyuncu seçimlerinde bir yandan hocanın oyun stilini bozmadan, büyük Fenerbahçe taraftarının beklediği oyun stilini bozmadan sadece fiziksel özellikleri çok iyi diye oyuncu almamak lazım. Bu stile bağlı kalarak aklı da içeri sokmak lazım. Bugün baktığımızda çok önemli iki akıl görüyoruz; bunun en başında Nathan Aké geliyor. Onun oyunculuk özellikleri, futbol ve pozisyon bilgisi ve takıma sağlayacaklarını her geçen gün gördükçe mutlu oluyoruz. Aké’nin varlığının Skriniar ile bütünleşmesi ve birbirlerini tamamlıyor olmaları, orta saha uyumunu artırmış olması, aynı şekilde Mason Greenwood’u atlamayalım. Greenwood gibi oyunculuk özellikleri üst düzey olan bir oyuncu ki fiziksel olarak istenen seviyede değil, ona da ulaştıkça mutlaka takımın, takım olma yolundaki beklentilerine cevap verecek noktaya gelecektir.” dedi.
TFF’ye Gençlerbirliği maçının ertelenmesi yönünde başvuru yapmamıza rağmen maalesef ertelenmedi
Şampiyonlar Ligi play-off maçlarımız öncesinde Türkiye Ligi’nde Gençlerbirliği ile oynanacak müsabaka öncesinde TFF’ye bu karşılaşmanın ertelenmesi yönünde bir talepte bulunduklarını ancak bunun gerçekleşmediğini de dile getiren Oğuz Çetin, “Bu zorlu yolda karşımıza ne çıkarsak çıksın kararlılıkla ama bilinçli ve akılcı bir şekilde biz, yolumuza devam edeceğiz. Ağustos ayı takımın daha fiziksel olarak belli noktaya geleceği bir dönemde, daha tam taşların yerine oturmadığı günlerde biz ağustos ayında 7 tane maç oynayacağız. Zorlu bir program bizleri bekliyor. Kaldı ki bu programın içerisinde 2 tane Lyon maçı oynayacağız. Sturm Graz maçını deplasmanda oynadık ve deplasmandan bugün gelindi. Maalesef TFF’ye Gençlerbirliği maçının ertelenmesi yönünde başvuru yapmamıza rağmen ki onun ertelenmesini isteme sebebimiz Gençlerbirliği maçından kaynaklı değil. Gençlerbirliği de deplasman maçı ve iki gün sonrasında Lyon maçını oynayacağız. Süreçler çok sıkışık. Takımın yenilenmesi, medikal olarak oyuncuların toparlanması, taktiksel olarak hazırlıklar için çok sıkıştırılmış bir süre. Ve biz yanılmıyorsam 17 yıldır Şampiyonlar Ligi’ne katılmıyoruz. Bu eşik hem sportif anlamda hem de mali anlamda kulübümüz için önemli bir süreç. Maalesef Gençlerbirliği maçı ertelenmedi. Hiç fark etmez tolere ederiz, bunu da geçeriz. Ama bu yıl önümüze ne çıkarsa çıksın kararlılıkla yürüyeceğimizi herkes görecek.” diyerek net bir mesaj verdi.
Güçlenerek yürüdüğümüz bu yolda taraftar faktörü çok önemli. Camiamız birlik ve beraberlik içerisinde, bu seneyi başarıyla tamamlayacaktır
Şampiyonluk yolunda takımızın arkasındaki en önemli itici gücün taraftarımız olduğuna vurgu yapan Çetin, “Tüm konuşmalarımızın içerisinde herkes değişen Fenerbahçe’nin farkında. Bu değişim Başkanımızdan başlayıp oyuncularımıza kadar gelen… Bu grubun bu sene tek bir amacı var o da şampiyon olmak. Bunda da çok akıllıca, bilinçli ve kararlılıkla yürüyeceğiz. Taraftarımızın takımına sahip çıkmasıyla birlikte ki oynadığımız iki maçta da bunu fazlasıyla gördük. Açıkçası nasıl bir fark yarattıklarını gördük. Güçlenerek yürüdüğümüz bu yolda taraftar faktörü çok önemli. Camiamız birlik ve beraberlik içerisinde, bu seneyi başarıyla tamamlayacaktır.” diyerek sözlerini noktaladı.


