​Başkan Vekilimiz Barış Göktürk, eski Genel Sekreterimiz Orhan Demirel’in konuşmasının ardından kürsüye gelerek önemli açıklamalarda bulundu.

Bir önceki döneme ilişkin mali tablolar ve artan borç yükümlülükleri ile ilgili konuşan Başkan Vekilimiz Barış Göktürk, şunları söyledi:

“Sayın Divan Başkanım, Sayın Divan Kurulu, Sayın Başkanım, Değerli Yönetim Kurulu Üyeleri, değeri kongre üyeleri hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Fenerbahçeliler, daha önce Genel Kurulda da söylediğim üzere burada da tekrar etmek istiyorum; burada oturan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız bizlerin rakibi değiller. Bizler aynı camianın dost ve kardeş temsilcileriyiz ve hepimizin 30 milyonun üzerindeki Fenerbahçe taraftarına karşı sorumluluklarımız var. Dolayısıyla Genel Kurulumuzda rakamları şeffaf ve doğru şekilde paylaşmakla yükümlüyüz. Bunları sağa sola çekmeden uluslararası finansal raporlama sistemine uygun şekilde, gerçek rakamları paylaşmak durumundayız.

Mali tabloları incelediğimizde 2025-2026 sezonunda gelir/gider açısından korkunç bir tablo ortaya çıkıyor. 31 Mayıs 2024’ten sonra borç yükünün hızlanarak arttığını görüyoruz. 31 Mayıs 2024 tarihinde borç toplamı 398 milyon Euro’dur. Bu borç, 31 Mayıs 2025 tarihinde 486 milyon Euro’ya ulaşmış ve 21 Eylül 2025 tarihinde de 592 milyon Euro’ya ulaşmış. Bu bilgiler bizden önceki yönetim kurullarının hazırlattığı bağımsız denetim raporlarında mevcuttur, bunları biz hazırlatmadık!

Burada kulübümüzün gerçekleştirdiği pay satışı ve 2 bedelli sermaye artışından elde edilen gelirlerin harcandığını ve buna rağmen borç yükünün astronomik rakamlara ulaştığını görüyoruz.

Sevgili Orhan Bey, biraz evvel konuştu, rakamları verdi. Bizim Fenerbahçe tarihimizin en büyük aktif kayıplarının yaşandığı dönemi konuşuyoruz. Fenerbahçe tarihinin en büyük aktif kayıplarının yaşandığı dönem!

Bu döneme istinaden rakamlara bir bakalım: Sayın Saran döneminde Denetim Kurulu’nun devraldığı mali tabloları ve devrettiği mali tabloları kendi seçtikleri bağımsız denetçiler hazırladı, biz hazırlatmadık. Bu bağımsız denetçileri biz seçmedik. Dolayısıyla ben elimdeki raporu okuyorum. Bu, bizim raporumuz değil. Kendilerinin seçtiği bağımsız denetçinin raporudur.

Kulübümüzün yıllık Euro cinsinden geliri 457 milyon Euro olmasına rağmen 1 yılda harcanan para 611 milyon Euro. Bu Fenerbahçe tarihinin en yüksek harcamasının yapıldığı sezon; 2025-2026. Açık ne kadar? Yaklaşık olarak 180 milyon Euro civarında bir açık var. Bu kadar fazla para harcanmış. Peki, daha kötü ne olmuş? Asıl beni en çok üzen konu Ataşehir arazisinden gelen kaynak, 45 milyon Euro civarında. Kayışdağı arazinden gelen kaynak, 3. sermaye artışından gelen kaynak ve bunların toplamı yaklaşık 132 milyon Euro. Biz, bu aktifleri kaybettik. Yani 2025-2026 sezonunda değerli kardeşlerimizin, değerli arkadaşlarımızın yönetim kuruluğu üyeliği döneminde biz, Fenerbahçe tarihinde geri dönülemeyecek şekilde iki tane kıymetli arsamızı ve bedelli sermaye artışından gelen olağanüstü kaynağımızı kaybettik.

Beyefendi diyor ki, “Biz, finansal borcu kapadık.” Tamam, ama toplam borç yükü ne olacak? Toplam borç yükü, azalmadı! Burada astronomik rakamlara ulaşmış durumdayız. Toplam borç yükü; 524 milyon Euro olarak bırakıldı. Bu sermaye artışından elde edilen gelirler ve aktif iki tane arsanın satışından elde edilen gelirlerden harcanan 132 milyon Euro’ya rağmen toplam borç, 524 milyon Euro olarak bırakıldı.

'Bunları bilmiyor muydunuz?' diyebilirdiniz. Bu kadarını bilmiyorduk ama her şeye hazırlıklı geldik. Sayın Başkanımız da birazdan anlatacak. Biz, her şeye hazırlıklı geldik. Ne oldu, bakın. Bilmediğimiz ne var! Chobani, stadyum, isim ve forma gelirlerinden 24 milyon Euro'nun erken alındığını görüyoruz. adidas gelirlerden gelecek döneme ait 8 milyon Euro’nun erken alındığını görüyoruz. Passolig, biraz evvel söylediler, 5 yıllık taahhüt vererek diyorlar ki, ‘Bu bir bonustu’, yani nasıl bir bonustu, nasıl bir bonustu? 4,5 milyon Euro kısmını Aktif Bank üzerinden temlik etmişsiniz. Nasıl bir bonustu? 4,5 milyon Euro’luk kısmını temlik etmişsiniz.

Kombine satışından bizim dönemimize ait olan kısımdan kesilerek, mahsup edilerek ödendi zaten. 4,5 milyon Euro kesildi. Ne bonustu? Chobani stadyum geliri mi bonustu? Passolig’ten temlik ettiğiniz para mı bonustu? adidas gelirinden aldığınız 8 milyon Euro mu bonustu? Bunların hepsi harcandı, hepsi yendi! Sayın Başkan, bunu ifade ediyor. QNB Finansbank ile yapılan 5 yıllık sözleşme karşılığında alınan 7 milyon Euro nakit avans! Bunları şu anda mahsup ediliyor bizim mevcut sözleşme gelirlerimizden…

Diğer sponsorluk anlaşmalarından gelecek yıllara ait 4 milyon Euro civarında gelir alınmış. 1907 Tribünün tamamı satılarak para harcanmış. Bizim dönemimize ait 20 milyon Euro civarında ek gelirin iskonto edilerek sponsorluk anlaşmalarından harcandığını bağımsız denetçi raporunda ve denetim kurulu raporlarında görüyoruz ki bunları biz hazırlamadık.

Dolayısıyla Yönetim Kurulumuza teslim edilen tabloda Fenerbahçe tarihinin en büyük harcamasının yapıldığı, Fenerbahçe'nin iki değerli arsasının kaybedildiği, Fenerbahçe tarihinin en yüksek bedelli sermaye artış gelirinin harcandığı ve bunların yanı sıra geçmiş dönem sporcu borçları ki bize devredilen; 13.6 milyon Euro. Teknik kadro borçları; 2.6 milyon Euro. Geçmiş dönem futbolcu bonservis borçları; 10,5 milyon Euro ki vadesi geçmiş söylüyorum. Yine geçmiş dönem vadesi geçmiş menajer ücretleri 10.3 milyon Euro. Bunun elle tutulur hiçbir tarafı yok. Burada ortaya konulan tablolarda 524 milyon Euro borç yükünün devredildiği ve bu yapılırken de çok kıymetli iki arazimizin bir daha gelir yaratmamak üzere kaybedildiği, bedelli sermaye artışından elde edilen gelirin finansal borç kapamasına rağmen ticari borçların astronomik ölçüde arttığını görüyoruz ki bunların içerisinde bazı sporcu ödemelerine istinaden gelecek yılların kontratlarından oluşacak yükümlülükler de yok!
'Biz, şunları bıraktık demişsiniz.' Tablo da yapmışsınız ama yaptığınız tabloda 'Kombine gelirlerini bıraktık.' diyorsunuz. Size ait değil ki kombine gelirleri zaten. 2026-2027 sezonuna ait! 2026-2027 sezonuna ait kombine gelirlerini bize bıraktınız, çok teşekkür ederiz. Allah razı olsun.

Sevgili Orhan ağabey, seni dinlediğimde şunu anladım: Bağımsız denetçi suçlu, denetim kurulu suçlu, Ali Koç suçlu, Aziz Yıldırım suçlu, yeni yönetim kurulu suçlu ama yerine bir daha hiçbir zaman koyamayacağımız arsaları satarak bunu harcayan, bedelli sermaye artışının gelirini elde etmesine rağmen astronomik borç yükünü devam ettiren, kaynakları erken tahsil eden sizler suçlu değilsiniz, biz suçluyuz(!)

Sıfır yeni kaynak üreten, var olan kaynakları tüketen ve Aziz Yıldırım’ın kulübe kazandırdığı arsaları satarak tekrardan Aziz Yıldırım’ın kazandırdığı arsalardan “Bu arsaları da size bıraktık” diyen bir mantıkla bu işin içinden çıkamayız.

Sayın Başkanımız şunu dedi, “Ben, elimi ve gövdemi taşın altına koydum, yönetim kurulundaki arkadaşlarımla beraber. Elim kanıyor.” O zaman siz de tutun bir ucundan yardımcı olun. Biz, burada sizi yıkmak, yermek için buraya gelmedik. Ben seni şahsen severim, yönetim kurulundaki arkadaşlarla da girmeden görüştük, konuştuk. Aziz Başkanımızın da size ne kadar sevgi ve saygı gösterdiğini biliyorsunuz. Ama burada kendisini tahrik etmenin de bir anlamı yok. Bu kadar elini, gövdesini taşın altına koymuş bir insanın… Dolayısıyla kendisine teşekkür edelim, Fenerbahçe’yi olağanüstü şartlarda en kötü döneminde elini, gövdesini taşın altına koyarak, bütün sorumlulukları yerine getirmek üzere bizlerin de çağrısıyla Allah razı olsun buraya geldi ve kulübü tekrardan düzlüğe çıkarmaya çalışıyor. Teşekkür ederim.
”