"AZİZ" BAŞKANIMA CEVAP "ÇOK FARKLA"

Ben FENERBAHÇE taraftarıyım. 1907 yılının Mayıs ayında Moda Başpınar sokak 3 numaralı evde doğdum. Ben de senin gibi bu ülkenin insanıyım. Doktorum, tamirciyim, askerim, simitçiyim, iş adamıyım, işçiyim, öğretmenim, öğrenciyim, bakkalım, avukatım.. Doğduğumdan beri harcına katıldığım bu topraklarda yaşadım ve yine bu topraklarda vereceğim son nefesimi..

Sporu hep sevdim ama FENERBAHÇE’ye sevdalıyım. Betondan da anlamam, aslında futboldan da, basketboldan da.. Ben sevmekten anlarım. Karşılıksız sevmekten..

2000’e yakın sporcu abim, kardeşim, ablam, çocuklarım var benim.. Hepsi birbirinden kahramandır benim için, çünkü onlar kutsal bildiğim formayı giyer.. Sarı lacivertle de kırmızı beyazla da beni gururlandırır, mutlu ederler.. Sevinçleriyle coşarım.. Üzüntüleriyle ağlarım..

Hepsini ismen tanıyamam, bilemem nereden geldiklerini, hikayelerini.. Ama efsanenin tarihini yazarlar alınteriyle.. Bir bunu bilir, buna inanırım. Çünkü ben FENERBAHÇE taraftarıyım. 1907’den beri emekle büyüttüm aşkımı.. Hak ederek kazandım neyim varsa.. “Çok farkım” oldu bu yüzden diğerlerinden.. Çünkü yalın bir aşkla bağlandım FENERBAHÇE’me, canımdan çok sevdim..

Hayatımı adadım FENERBAHÇE’min yolunda.. Eşimle küstüm, patronumdan fırça yedim, evladım gönül koydu yeri geldi.. Düğünüme koşar gibi gittim liderliğinde hep birlikte inşa ettiğimiz mabedime.. Deplasmanlarda dayak yedim, havaalanı kapılarında sabahladım bir önceki gün kaybeden takımımı bağrıma basmak için.. Çok üzüldüğüm de oldu, hüngür hüngür ağladığım da.. Ama bir an bile şaşmadım sevdamın yolundan.. Sevdamın karşısında dikilen hiçbir gücün karşısında eğilmedim, bükülmedim.. Eğilip bükülenlere de gülüp geçtim..

Milyonlarca kardeşim de oldu, sırf FENERBAHÇELİYİM diye nefret eden de.. Aklımdan hiç çıkarmadım ATATÜRK’ün “ebedi muvaffakiyetler” emrini!. Onun gösterdiği yoldan yürüdüm tüm hayatımda, hiç yanlış yola sapmadım.. Sevdama leke bulaştırmaya çalışanlarla hep savaştım, yine savaşırım..

Ne kadar çalıştığını, başkalarının adını bile duymadıkları spor dallarında dünya şampiyonları çıkartmak için verdiğin emeği, bu FENERBAHÇE evlatlarının ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırdıklarında gözlerinde oluşan buğuyu gözlerimle gördüm..

Liderimden örnek aldım küçüklerime FENERBAHÇE aşkını anlatmayı.. Kah çocuğumu, yeğenimi omuzlayıp mabed kokusu aldırdım, kah “Yaşa Fenerbahçe” derken gözleri kamaşan mendilci kıza verdim sırtımdaki formayı.. Bazen minik bir bebeğin sarı saçlarında gördüm FENERBAHÇE’mi, bazen Topuk Yaylası yolunda defterden yaptığı bayrağı sallayan cesur yürekli bir çocuğun gözlerinde..

Sağlığımdan, paramdan, ailemden ödün verdim ama FENERBAHÇE sevdamdan asla.. Stadlara, salonlara koştum hiç bıkmadan.. Gönülden destekledim, küfür etmedim. Acı çektim.. Yıprandım.. Yorulmadım.. Kimi zaman evimin balkonuna sarı lacivert bayrağımı asmaya çalışırken, kimi zaman deplasman yolunda can verdim.

Ve 13 senede ne rüyaları gerçekleştirdiğine şahit oldum.. Gurur duydum.. Seni eğip bükemeyenlerin ne dalavereler peşinde koştuklarının farkındayım. Ama koparamazlar ki seni FENERBAHÇE sevdasından!. Ağacı yaktıklarını sananlar bilmezler bu koca ormanın gücünü! Tükenme Başkanım!. Ayağa kalk! Ben tükenmeyeceğim sana söz!. Ne senin içindeki FENERBAHÇE sevdası tükenir, ne bu sevda unutur seni.. Bir değil “ÇOK FARK”ın var çünkü efsane kitabında!.

FENERBAHÇE sevdamız cehennem donana kadar sürecek bu besbelli.. Ancak, her ne kadar son sözümüz FENERBAHÇE olsa da, FENERBAHÇE sevdasını darağacına çıkaracak hiçbir güç olmadı, olmayacak!.

Saygılarımla
12 NUMARA

Yazarın Diğer Yazıları