“KÖY TAKIMI” KILAVUZ İSTEMEZ!

Pensilvanya muhtarlığından
icazetle yönetildiğinden mi,
çoktan bunamış
ihtiyar heyetinden mi bilinmez
“köy takımları” ile doludur
şanlı(!) futbol tarihimiz!

Ama ilkemiz
“göz yok nizam yok” olduğundan
ayarı biraz bozuktur
hileli terazimizin!

Kutsanmış parçalılar
kimi yense
“dünya devi” olurken
FENERBAHÇE’nin yendiği her kulüp
“köy takımı”dır mesela..

Çakma imparatorların
iki top yapamayan askercikleri
“savunma destanı” yazarken
FENERBAHÇE’nin pas oyunu
korkaklık olur..

Atılan bir taç bile,
deplasmanda
yüzde 65 topla oynama oranından
değerli olabilir pekala
dengeler gözetildiğinde..

Trömsö “Avrupa’nın yükselen değeri”yken
Plzen dandirikspordur
farzı misal..

Manchester’lar, İnter’ler,
Chelsea’lar
SARI LACİVERT’liler önünde
“tarihlerinin en kötü takımları”yla
oynarken
yedeklerinin yedekleri bile gelse
parçalılara yenildiklerinde
“galaktikos karması”
kesilirler..

FENERBAHÇE’nin
Avrupa’daki her galibiyeti,
golü, röveşatası
tesadüf eseriyken
aslan parçalarının ki
olur sana “tarihi zafer”..

Geçen yıl milli takımımızı,
ondan önce Chelsea’yi,
daha da önce Real Madrid’i çalıştıran hoca
“Hollanda köylüsü”,
şimdilerde Alman milli takımının
başında olan hoca da
“Alman Köylüsü”ydü bir zamanlar
bundan mütevellit..

Bu mantıkla
İsmail Köybaşı’nın
ileride PLZEN Teknik Direktörü olması
kaçınılmazdır..

Ya da Marsilya köy muhtarının
BEKİR İRTEGÜN’e
ilmühaber vermesi de
uzak ihtimal sayılmamalı..

Ama
tuhaf olasılıklar bir yana
bütün bu “köy takımı” çığırtkanlığının
KADI’KÖY’ fobisinden kaynaklanan
obsesif bir sonuç olduğu da
tartışılmaz bir gerçek..

Yazarın Diğer Yazıları