ALEX’ELANSLARI!

Kraldan çok kralcıyızdır
Elhamdülillah..
Hatta
kendimizi dev aynasında görüp
kralın ruhuna mevlüt okuttuğumuz da
çok olur..

Bayılırız “Kral” dediğimizi tabulaştırmaya,
insan üstü görmeye..
Hata yapmaz
aksırmaz, tıksırmaz
bir objeye dönüştürürüz
gözümüzde..
Unuturuz 
“Kral” da olsalar
“Kahraman” da olsalar
insan olduklarını..

Oysa
kralları da
kahramanları da yaratan
sevdamızdır!

Bu kadar sevdalanmasak
anlam kazanmaz hiç bir emek..
Ama altına dönüşür
sevda uğruna dökülen
tek damla alınteri..

İşte bu alınterleridir
onları “KRALİYET” makamına götüren yolun
kilometre taşları..
Tahtları
bizim dupduru sevgimizdir..

Fakat o tahta oturttuklarımızın da
bizim gibi duyguları olduğunu
öğrenemedik bir türlü..

Bizim gibi
bazen çocukça şeylere alınıp
olmadık yanlışlar yapabileceklerini
kabullenemedik..

Sevdamızla onlara sunduğumuz
makamlarla ezdik
çoğu kez..

İşimize gelmeyince de
deviriverdik tahtlarını
bir çırpıda..

Bazen öfkemizden
bazen sevdamızın tutarsızlığından
köreldi gözlerimiz..

“Önemli olan ben değil biziz” diyeni de
önümüzde “asıl kral sizlersiniz” dercesine eğilenini de
göremedik
belki de bu yüzden..

Ya hak ettiklerinden fazla şeyler yükledik
omuzlarına
ya da
değerlerini bilemedik
gereğince..

Ama ıskaladığımız gerçek
mutlaka vuruldu yüzlerimize
gafletten uyandıran bir tokat gibi..

Gerçek makam sevdadır esasen,
sevdalanmaktır..
Bu sevdaya hizmet eden herkes
kahramandır evet,
ama aslolan
kendi kendimizin
“ekselansı” olmaktır..

Yazarın Diğer Yazıları