ÖDENEMEYECEK HESAPLAR

Sizin hiç
saçlarınız ağardı mı
nedensiz yere?

Bir hiç uğruna
tutuldunuz mu
aylarca
demir parmaklıklar arkasında?

Göğüs germek zorunda bırakıldınız mı
tonlarca
yalana, iftiraya?
Üstelik
tek cümle söylemeniz
mümkün değilken!

Sizin hiç
gözlerinizin önünde
hırpalandı mı
sevdanız?
Bu yüzden
nefessiz kaldınız mı hiç
üzülmekten?

Borç gırtlağa dayanmış,
evladınız uzak, eşiniz dargın,
babanız hastanede
can çekişirken,
bir köşeye sinip
adı konulamamış bir aşk için
hüngür hüngür
ağladınız mı hiç?

Cebinizdeki son parayı
ömür boyu saklanacak
bir maç biletine verip
gece aç karnına
yattığınız oldu mu?

Daha şafak bile sökmeden
otobüslere doluşup
sadece adalet için
düştünüz mu yollara
kış ayazında?

Eksi bilmem kaç derecede
kar altında
sabahladınız mı
seve seve?

Kardeşinize, dostunuza bile
etmediğiniz kadar
dua ettiniz mi
hiç tanışmadığınız
adamlar için?

Alın terinizin, emeğinizin, onurunuzun
hiçe sayıldığını görüp
bir şeyler düğümlendi mi
boğazınıza?

Eşiniz, bacınız, ananız
el salladı mı hiç
mahkeme sıralarında
jandarmanın arkasından?

Siz hiç
hakim kararıyla
sarıldınız mı
babanıza?

Hiç
üstünde
“bugün en önemli olan
sana sarılmaktı”
yazan bir not
sıkıştırıldı mı
avuçlarınıza?

Hiç
en sevdiğinizin
beş dakika bile olsa elini tutup
onsuz döndüğünüz oldu mu evinize?

Başınızı yastığa koyduğunuz da
“bütün bunlar ne için”
diye sorup
acınızın depreştiği
oldu mu hiç?

İftiracılar! Yalancılar!
Düzenbazlar! Kurgucular!
“Benim yüzümden bir zarar gelmişse
onu cebimden öderim” diyenler!
Asla ödemeyeceğiniz hesaplar da olduğunu
hesap ettiniz mi hiç?

Yazarın Diğer Yazıları