PAZAR'IN ERTESİ

Spor sayfalarının
Arnavut Prensi’ydi o!.
Varlıklı bir ailenin Tiran doğumlu oğlu olduğu için değil ama..
Futbol yazarlığının
asfalt yollarına
Arnavut kaldırımı döşeyen
asil yeteneği sebebiyle..

Hem liseden
hem yürekten
“Vefa”lıydı..
Görülmüş şey değildi
dostlarına da,
sevdasına hizmet edenlere de
yüz çevirdiği..

Sadece kurşun kalemle yazardı..
Bu yüzden mi
ağır çekerdi cümleleri
gönül kantarında
bilinmez..

Ama o kalemle
FENERBAHÇE’ye
bahtsız günlerden sonra
kurşun döktürdüğü,
iki kelime yazmaktan acizleri de
tabiri caizse
ustalığıyla
kurşuna dizdiği bir gerçek..

Arıya benzerdi kaleminin ucu..
Ne zaman bal yapıp
ne zaman sokacağını
çok iyi bilirdi, çok!.

Sahada oynanan futbolu
şiire,
o futbolu sahneleyenlerin mücadelesini
destana
çevirirdi
satırları..

Oynamışlığı da vardı topla..
Ama hani
şu meşhur “canı” var ya
meşin yuvarlak denen gavurun,
işte onun hikayesini
resmetti
canına kurban olduğum
Türkçe’siyle..

Onun zamanında
maçlar
en geç Pazar günü
bittiğinden
Pazarın Ertesi’ydi köşesinin adı..
Ama değil Pazar’ın
mezarın bile ertesinden
seslendi
SARI LACİVERT’e gönül verenlere..

Neyse ki görmedi
“büyüklüğüne ad konamaz”
dediği
FENERBAHÇE’sine atılan çamurları…

Ama görseydi,
o çamurları
atanların suratlarına
sıvayacağı da
malum..

Rahat uyu Arnavut Prens!
Ne kupaların çokluğunu
ne şampiyonlukların sayısını
umursamıyor
bu nesil
SARI LACİVERT’e
sevdalanmak için!

Yazarın Diğer Yazıları