UYANIK KAL FENERBAHÇELİ

3 Temmuz’dan beri toplu bir kabus görüyoruz!.
Türk futbolunun tartışmasız 1 numaralı adamı 
Aziz YILDIRIM, Sözde bir örgütün 1 numarası olma zannıyla onlarca polis nezaretinde gözaltına alınıyor.. 
Ve peşi sıra kulüp başkanları, yöneticiler, menajerler, teknik direktörler ve futbolcular..

Medya çıldırıyor sonra..
Sözde şike belgesi yemek fotoğrafları süslüyor manşetleri!.
“Bilmemkimin çil çil paraları sayarken görüntüleri var” deniyor!.
Çanta çanta paraların el değiştirirken fotoğraflandığı yazılıyor!.

“Ah bir telefon kayıtları var ki sormayın gitsin” diye yaygara kopuyor ekranlarda..

Uğur Dündar ustanın deyimiyle “Kerameti kendinden menkul” süper gazeteciler
“Biz zaten hepsini biliyorduk” diye kasılmaya başlıyor..

Tarifi görülmemiş bir çamur atma, linç peşinde koşma sevdası kokuyor buram buram..

Aziz YILDIRIM’ın emniyette çekilen fotoğrafları,
polis sorgusunun tutanakları,
bir bir servis ediliyor
bu leş sofrasına!..

Gözaltılar, mahkeme sevklerine, tutuklanmalara dönüşüyor ard arda.. İfadelerinde “ilgimiz yok” diyenler dikkate alınmıyor ama güya “itiraf edenler” sürmanşet oluyor..

Ne sağlık, ne vicdan, ne hak ne hukuk gözetiliyor milyonların gözleri önünde..

Gizli soruşturma kuralları alenen ihlal ediliyor.. Daha ne delil, ne suç müspetken mahkumiyet önyargıları ekiliyor insanların beynine..

“O zaten eskiden de hep şike yapardı” diyenler,
Önceden karşısında düğme ilikleyip, sesini çıkarmayıp, tutuklanıp cezaevine gönderilince 
“Şikayetçiyim vallahi” diye ortaya dökülen "bağırsak" uzmanı fahri(!) doktorlar,
“Bunun üçüncü hatta dördüncü dalgası var” kehanetini rahatça söyleyebilen usta (!) sörfçüler..

Amma velakin
“Oyunun farkında olanlar”  oturup kuzu kuzu izlemeyince
her şeyden önce adaletten yana olunca
kumpası kuranlar paniğe kapılıyor..

Yeni tezgahlar, yeni palavralar çıkıyor sandıklardan..
toplum kandırılmaya,
inanmayanlar bölünmeye,
karar vericiler alelacele hüküm kesmeye zorlanıyor..

“Masumiyet karinesi” bir hukuk terminolojisi olarak 
tozlu raflara kaldırılmaya çalışılıyor.

Tercih senin!.
ya bu kabusu görmeye devam edersin uyuyarak,
ya da uyanık kalarak adaletin tecelli etmesi için sesini duyurursun..

Nefret ancak adaletle yenilir çünkü!.

Yazarın Diğer Yazıları