Geçmiş olsun!

Öylesine bir maçtı dün geceki!(15.11.2011) Ne beklenti ne heyecan...

“Milli maç” demek bile gereksiz şu şartlarda zaten! Hangi ‘milli’ beraberliği kaldı ki şu ülkenin; futbol takımı için kullanılsın milliyet! Her alanda, mutlak zilliyet! Bu takımın futbolundan daha çok, kazandığı paralar, aldığı primler manşet oluyor; teknik adamının, futbolcusunun. Hakarete uğruyor, küfür yiyor Ay-Yıldızlı formayı taşıyan kaptanlar, sporcular. En süper liginin tadı kalmamış. Tapesi, iddiası, davası, dedikodusu, kaosu, kavgası daha önemli her şeyden! ‘böyle başa, böyle tarak’ misali! Ne kaldı ki geriye, eski güzel ülkemin, eski ‘milli’ birlikteliğinden!

Sahanın içi önemli değil artık. Ağızlardan çıkan sözler, kalemlerden dökülen kelamlar özenli değil futbolla ilgili! Mesela, yaşanan olumsuzluklara çözüm ararken, “iç saha maçları Anadolu’da oynansın” diyebiliyor birileri! Yine temcit pilavı; Anadolu-İstanbul ayırımı yani! Sanki İstanbul, İstanbul ve Anadolu da, Anadolu eskisi gibi! Çıkmış, top yekün memleketin çivileri!

“Türk’üm” demek sakıncalı, ‘gerilla’ değerli, ‘doktor yabancı’, öğretmen işsiz’, futbolcu rakip takımın formasını giyiyorsa “düşman” gibi.

Teröristin eylemini, cenazesini sahipleniyor milletin vekilleri!

En tepeden, tırnağa, hatta toynağa kadar dağınık, karışık, mantıksız, ipsiz, sapsız, güvensiz, adaletsiz memleketin son halleri. Bu şartlarda futbol, nasıl sadece futbol olarak kalabilir ki!

Hadi bakalım; yeni bir hoca, yeni bir kadro, yeni bir sistem, yani yeni çözümler üretin; son dönemlerde mantar gibi ortaya çıkan ve her şeyi bilen, ülkemin yeni milli değerleri! Geçmiş olsun hepimize ‘yeni’den!

Yazarın Diğer Yazıları