Ali İsmail Korkmaz

Ligin en kaliteli ve şu an için en hazır takımlarından biri Eskişehirspor. Çabuk ve ayağa pas yapabilen, kanatları gerektiği gibi kullanabilen, iyi bir ekip.

Ligin en hazırlıksız takımlarından Fenerbahçe ilk kez doğru sistemle 4-4-2 ile karşısındaydı rakibinin. Sisteme henüz uyum sağlayamamış olması, solda Alper’in hem hücum hem de savunmada, şaşırılacak şekilde takımına hiç katkı sağlayamaması, Meireles’in hücuma yönelik olumlu tek bir pas bile atamaması ve nadir gelen öylesine paslarda, ileri ikilideki Webo ve Emenike’nin yüksek ötesi top kaybıyla oynaması handikaplarıydı Sarı-Lacivertliler’in. Hal böyle olunca gol için hiçbir şey üretemeden, önde Kuyt, sonra Selçuk, geri dörtlüsü ve kalecisiyle sadece savunmak zorunda kaldı Çubuklular. Meireles’e alışığız da, Alper ve Emenike’nin hali doğrusu pek de beklenen bir durum değildi!

Ersun Yanal ikinci yarıda takımının alışık olduğu 4-2-3-1 sistemine geri döndü. Bu, belki Alper’i de geri getirebilecek bir düşünceydi. Alper dönmedi ancak, Fenerbahçe en azından 10 dakika çok adamla hücum etti ve gol de geldi. Vurgulamakta fayda var, Alper çok iyi bir futbolcu, mutlaka dönecektir.

Golden sonra Eskişehirspor’un baskısı, hakemin komik penaltısı ve penaltı öğütücüsü Mert’in gol kadar moraliyle üç puan ev sahibine gitti. Hiç kuşku yok, “sahanın en etkili üç oyuncusu kimdi?” sorusuna,”Mert, Kuyt ve Erkan” diye cevap verilebilirdi. Alves, Caner ve Tarık’ın isimlerini de anmazsak, ayıp olur tabii...

Tamer Bağlan
Fanatik

Yazarın Diğer Yazıları