Gevşek dinleme!

Herkesin çok iyi bildiği gibi, baştan aşağı yeniden yapılandırılma çabası içindeki Türkiye Cumhuriyeti'nde, 2011'in 3 Temmuz'unda bu kez Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve yöneticilerinin gözaltına alınması ile çalkalanıyordu ülke.

Hedef alınan adam, yani Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olma sıfatıyla Fenerbahçeliler'in tek reisi Aziz Yıldırım, "siyasi kitap getirin" diyordu tutuklanırken çevresindekilere. Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, "hiç bir tarikat, dini örgüt zemininde bir yapılanma bu kulübün içinde barınamaz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na bağlı, Atatürk devrimlerine sadık, onu koruyan ve o düzende kalmaya kararlı 23 milyon kişilik bir topluluğuz" diye açıklama yapıyordu. Yine Aziz Yıldırım hapishane günlerinde, Fenerbahçe Spor Kulübü üzerinden kendisine yöneltilen suçlamaları, "iddialar yığını" olarak ifade ediyordu.

Her şeyi bilerek göreve geldiğini Egemen Bağış'tan öğrendiğimiz, ani federasyon başkanı M.A.A ve şu anda bir kulübün yönetim kurulunda görev yapan o dönemdeki en önemli yardımcıları, Fenerbahçe için UEFA'nın kapısından ayrılmıyordu!

İçeride de QTM (Quality Turkish Media), şampiyonluğu Trabzon'a getirmek için ince ince çalıştıklarını söyleyen bakanlar, kişiler ile kurumların ayrılması gerektiğini söyleyen başbakan (ki geçenlerde yine söyledi) ve daha bir sürü zevat, savcıyla, hakimle, yani davayla birlikte yürüyüp gidiyordu.

Çok basit bir çıkış yolu vardı aslında Fenerbahçeliler için; ver başkanını, yani terk et reisini ve kurtul! Ne var ki, Sarı-Lacivert'e gönül verenler Cadde'de, köprü yolunda, Silivri'de, Çağlayan'da, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, ülkenin her yerinde, hatta ülke dışında, "darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" diyerek, tıpkı reisleri gibi tek bir geri adım atmadan direniyor, 20 Eylül'de tribünleri tıka basa dolduran kadınlar, dünya tarihine geçiyordu.
Kirliliğin en bulaşıcısı 'bilgi kirliliği'dir. Ülke insanı, taraf ve yandaş yapılanmalar tarafından, pek çok şeyde olduğu gibi bu konuda da kirletildikçe kirletiliyordu. Zamanın ilaç olacağını düşünenler, bunun sadece balık hafızalılar için geçerli olduğunu bilmediklerinden, ateş sönmüyor, aksine harlanıyordu!

Nihayet 16. Ağır Ceza, en çarpıcısı 'gevşek örgüt' olmak üzere, kararları açıklıyor ve buna temel oluşturan, 'dinlemeler'le dolu gerekçesini de ekliyordu. Ne var ki, ne karar ne de sayfalar dolusu gerekçe, her gün biraz daha artan ve Fenerbahçe'yi haklı gören kalabalıklara tatmin edici gelmiyordu. Bu arada, küçük de olsa belli bir kesim, hâlâ umut ve arzuyla 'Emenike'nin para sayma görüntüleri'ni bekliyordu!

Pazar günkü Yüksek Divan Kurulu toplantısında Genel Sekreter Talat Yılmaz, "bu kadar olayı bir araya getiren gizli bir el var, ama kim olduğunu bilmiyoruz" diyerek son noktayı koyuyordu!
Fenerbahçe Taraftar Sitesi 12numara.org ise, ironik saptamalar ve hayret verici noktalara yaptığı vurgulamalarla gerekçeli kararı irdeleyip, Fenerbahçeliler'le paylaşıyordu. Okumanızı öneririz ve hamileler sokağa çıkabilirler hâlâ! Henüz bitmedik.

'MAÇ ŞİKESİ DEĞİL, DİNLEME ŞİKESİ' OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazarın Diğer Yazıları