İşte bu lan!

Tek puanın bile kendisine yeteceğinin bilincindeki Fenerbahçe, zaten çok sevdiği kontrollü oyunu son derece iyi uygulayarak, ilk yarıyı hak ettiği gibi önde bitirdi Fransa'da. Golün, sahanın hatasız kullarından Bekir'den gelmesi ise en az gol kadar güzeldi...

Yalnız, 30. dakika belki de maçın en önemli anlarından biriydi! Taç çizgisinin hemen üzerinde Caner’e faul yapan Abdullah, kendi dilinde sanırım, “Has.. bu mu faul lan!” dedi. Hakem Atkinson bunu duymuş olsa muhtemelen Caner’i oyundan atar, Kanarya son 60 dakikaya bir kişi eksik devam ederdi!

Rakibi bir kişi eksik bırakılmamış ev sahibi ikinci yarıya fena halde baskılı girdi.

1. baskı, 2. baskı, 3. baskı...

60. dakikadan itibaren piyasaya çıkar gibi düşünüyorduk, ancak Fenerbahçe ikinci yarının tamamında yok sattı!

Meireles ve Topal başta olmak üzere, kazanılan topların iyi kullanılmaması, topun ileride tutulamaması stresi artırdıkça artırdı. Neyse ki bu kez, Kadıköy’deki kötü son yaşanmadı. Sarı-Lacivertliler yıllar sonra bir Fransa deplasmanından istediğini alarak ayrıldı.

Avrupa Kupaları’nda iki günde; kadın voleybolda A. Kieldrecht’i 3-0, erkek voleybolda T. Constansa’yı 3-2, kadın basketbolda Arras Pays d’Artois’i 88-59, erkek basketbolda U. Olimpija’yı 85-68 ve futbolda Olympique de Marseille’i 1-0 yendi Sarı-Kanaryalar. Fazla söze gerek yok; beşte beş... İşte bu, ne de olsa Fenerbahçe Spor Kulübü...

Yazarın Diğer Yazıları