Samanyolu

Beşiktaş bu sezonun pek çok maçında olduğu gibi, sahanın her yerinde baskı kurmak niyetiyle başladı karşılaşmaya.

Fenerbahçe de aynı şekilde karşılık vermek niyetindeydi. Ancak, sadece baskı ile yetinmekle kalmayıp gol için üretici olmayı da düşünmekteydi; tüm takım olarak hem de. Kartal’da bunu en çok düşünen ise Fernandes’di. Bir tarafta çok adam, diğerinde tek adam olunca, doğal olarak üstünlük Kanarya’ya geçti!

Karşılaşmanın başında hücum ederken, sanki 2-4-4 gibi saldıran, ilk golden sonra biraz tedbirli davranıp sanki 4-4-2 ile yaslanan ve kanatları rakibinden çok daha iyi kullanan Fenerbahçe, öne geçmeyi fazlasıyla hak etti. Çubuklular’ın Fernandes’i tatlı-sert yıldırma çabası, Gökhan’ın Uğur’a baş kaldırışı ve Caner’in kaybettiği topları yılmadan geri kazanışı, Baroni’nin “ben gerçek bir yıldızım” edasıyla oynayışı, derbinin öne çıkan hikayeleriydi.

Tribündeki Fenerbahçeliler ise, yine ve her zamanki gibi şahaneydi. Atılan gollerden bile güzeldi. Acaba bundan böyle Sarı-Kanaryalar’ın maçlarını sadece kadınlar ve çocuklar mı seyretmeli. Rahmetli Berkant’ın “Samanyolu” şarkısı, ancak bu kadar güzel söylenebilir, bir takıma ancak bu kadar destek verilebilirdi.

Beşiktaş’a gönül verenler de bu yenilgi için asla üzülmemeli. Bu, “Feda" senesi.

Yazarın Diğer Yazıları