Aparkat!

Boks maçı gibi başladı sanki! Fenerbahçe, “bak seni çok kötü hırpalarım” hışmıyla saldırıyordu rakibine, sanki ilk yarım saatte nakavt edip işi bitirmek niyetiyle... Gardını bire bir alan Mersin İdman Yurdu ise, ilk 45 dakikada tek yumruk atabildi sadece. Ne var ki, sert ve sayı getiren bir vuruş oldu bu. En az 10 dakika abandone oldu, kendine gelemedi Fenerbahçe.

Gökhan’ın açık gardı, Topuz, Stoch ve Kuyt’ın isabetsiz denemeleri, üstünmüş gibi görünen Sarı-Lacivertliler’in arzuladığı indirici darbeleri bulamamasının ilk nedeniydi. Misafir her hamleye önlem almış, saldırmasa da savunarak ve tek yumrukla yakaladığı avantajla soyunma odasına gidebilme isteğindeydi. Ancak, son anda, yıllardır alıştığımız bir organizasyonla durum eşitlendi.

Karşılaşmanın ikinci yarısı pek de sert değildi. Her iki taraf da bırakın bitirici darbeyi vurmayı, bunu doğru dürüst denemedi. Birbirlerinin çevresinde dönüp durdular, kendilerini Muhammed Ali gibi dans ediyor sanarak!

Son anlar ise, nefesin, gücün ve gardların düştüğü, “biri sağlam vurursa nakavtla kazanır” dedirten cinstendi. Aparkat Baroni’den geldi! Ansızın, hiç beklenmedik derecede sert ve tam da yerineydi!

Evinde ve muhteşem taraftarının desteğiyle oynayan kazandı. Doğrusu, misafir olan beraberliği bile hak edecek bir oyun oynamadı!

Yazarın Diğer Yazıları