Ayıp be ayıp!

Ayrım yapmadan, kadına, erkeğe, çocuğa, gence, yaşlıya gaz veren, tekme atan, cop sallayıp, silah çeken, plastik mermiyle yaralayan ve sonunda helikopterden biber gazı sıkanlar ise, şüphesiz bu ülkenin kusursuz görevlileridir!

Gazetecinin “Kaleminden pislik akan’, Genel Kurmay Başkanı’nın ‘Terör örgütü lideri’, bebek katilinin ‘Sayın’, şehit askerin ‘Kelle’, Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü liderinin ‘Çete reisi’, laiklerin ‘Anti Müslüman’ olarak görüldüğü ve Sadri Şener’e hala bir kupanın verilmediği bu ülkede, en popüler spor kulübünün taraftarı da ‘Terörist’ olarak değerlendirilebilir. Buna hiç şaşırmamak gerekir!

Ayrım yapmadan, kadına, erkeğe, çocuğa, gence, yaşlıya gaz veren, tekme atan, cop sallayıp, silah çeken, plastik mermiyle yaralayan ve sonunda helikopterden biber gazı sıkanlar ise, şüphesiz bu ülkenin kusursuz görevlileridir!

Sezon boyunca takındığı sahte itidal ve centilmenlik maskesi yüzünden düşürülen Fenerbahçeliler’in,maçtan sonra güzide bir kulübün oyuncularını korumak adına kalkanlarla sahaya dalanlardan dolayı tahrik olduğu söylemi de, hiç inandırıcı değildir! Hani diyorlar ya “pkklı’ya insan hakları, Fenerbahçeli’ye indir copları”, bu da palavranın önde gidenidir!

Daha önce iki kez son maçta şampiyonluk kaybeden ev sahibi 10 aydır büyük sıkıntılar içindeyken, Türk futbol tarihinin en gergin maçlarından birinden sonra kupayı onların evlerinde rakibe vermek, çok asil ve alkışlanacak bir düşüncedir! “Kupa sahada verilmeden buradan çıkmayız” duruşu ise, tarif edilemez farklı bir büyüklük göstergesidir!

Hani Souness yıllar önce 1-1 biten maçtan sonra Kadıköy’e bayrak dikmişti! Yekta da Cumartesi akşamı bayrağı kapıp sahanın ortasına dikmek istemiş, ancak işgüzar bir görevli buna izin vermemiş! Derhal o görevlinin tespit edilip, görevinden uzaklaştırılması da insaniyet gereğidir!

Burada atlanılan, gözden kaçırılan tek şey; tutuklu bulunan herhangi biri bahane edilerek kupanın Metris’e götürülmemesidir! Kupa oraya kadar götürülüp, hep beraber üçlü çekilerek, daha da taçlandırılabilirdi aslında bu anlamlı tören! Ancak, henüz vakit geç değil, yeni bir formül de üretilebilir!

Bir de şu yorumculuk yapan milletvekili konusu var! Memlekette onca öğretmen, memur, emekli, simitçilik, taksicilik, seyyar satıcılık gibi ek işler yapar sesinizi çıkarmazsınız, vekil yapınca avaz avaz bağırırsınız; ayıp be ayıp!

Yazarın Diğer Yazıları