Şaka ve kupa!

Yıllar önce 70'lerin tam ortasında, (belki bir çocuğun saflığıyla öyle hatırlıyor olabilirim) sanki eski güzel ülkemin en güzel zamanlarında, Didi'li Fenerbahçe üst üste ikinci şampiyonluğunu kazanmıştı.

O günlerin en popüler sahne yüzlerinden Erkan Yolaç, siyah-beyaz ekrandan Sarı-Lacivertliler’i kutlayıp 1967-68 sezonunun beş kupalı takımına gönderme yaparak, şakayla karışık bir hikaye anlatmıştı: 1968’in Haziran ayında, Sirkeci’de kupa, şilt gibi malzemeler satan bir dükkanın önünden geçiyordum. Ne göreyim, vitrinde tek bir kupa bile yok, bomboş! Hemen içeri girdim ve bunun nedenini sordum. Dükkan sahibi, “Erkan Bey, Fenerbahçe futbol takımının Sirkeci’ye geleceğini duydum. Ne olur ne olmaz, sakladım kupaları” diye cevap verdi...

O dönemler için hem komik hem de Fenerbahçeliler’i gururlandıracak bir hikayeydi.

Geçenlerde ben de geçtim aynı dükkanın önünden. Şaka gibi, vitrin yine tam takır bir haldeydi. Hemen içeri girip nedenini sordum dükkan sahibine. Şöyle bir cevap verdi: Şakacı ve kupacı başkan Sirkeci’ye gelecekmiş diye duydum. Ne olur ne olmaz, kaldırdım vitrindekileri!

Süper Lig’de son üç sezonun en etkili futbolcuları; 85 maçta 51 gol, 31 asistle oynayan ‘Büyük Usta’ Alex de Souza ve 81 maçta 53 gol, 11 asistle oynayan Burak Yılmaz kuşkusuz.

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” düsturuyla ilgili aralarında dağlar kadar fark olsa da, sonuç söz konusu olduğunda takımlarına verdikleri katkı ortada.

Şu sıralar, Burak Yılmaz’ı ilgilendiren ve Futbol Federasyonu yetkililerine kadar uzanan bir soru sorulmakta: Gol kralı nasıl belirlenecek acaba?

Burak böyle devam ederse rekor kıracak ya, ondan herhalde bu saçma tartışma!

Tabii ki, Play-Off’lar bittiğinde ulaştığı sayı yer alacak, Burak’la ilgili istatistiğin gol sütununda. Tıpkı, final maçları oynanan 1959’daki ligin ilk sezonunda ve Beyaz Grup, Kırmızı Gurup ve Final Gurupları ile oynanan 1962-63 sezonunda olduğu gibi. Artık bu gereksiz tartışma sonlandırılıp, rekorun kaça çıkacağı, şakacı ve kupacı başkanın Burak’tan krallık kupasını isteyip, istemeyeceği merak edilmeli!

Bildiğiniz üzere; şimdinin vekili 38 golle Metin Oktay’ın rekorunu egale etmiş, Tanju Çolak da 39 golle şimdinin televizyon çalışanı vekilini geçmişti!

Ancak ille de Burak’ın rekor kırması istenmiyorsa, Play-Off’a girişte tıpkı puanlar gibi gol sayısı da ikiye bölünerek engellenmeli!

“Hayır, Play-Off’lar sayılmaz” denecekse, o zaman da 34. hafta sonundaki lig liderine şampiyonluk kupası verilmeli! Tabii ki, şakacı ve kupacı başkanın uzağında!

Yazarın Diğer Yazıları