Teselli!

Nedendir bilmem, Atatürk'ün 'Geçliğe Hitabe'sinin son paragrafı ile başlamak istedim yazıya:

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti’ni
kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Bir, bir buçuk ay sonrasını müjdeleyen bir havada, Çubuklular’ın baskısı ile başladı dün karşılaşma.
Yobo’nun golüne kadar, top genelde ev sahibindeydi, gol de erken geldi. Ancak, bu dakikalarda baskın planıyla oynayan rakiplerinin yakaladığı fırsatlar da az değildi! Garip bir şekilde, ilk iki rakip tehlikeyi, hatta neredeyse golü önleyen Baroni’ydi.

Golden sonra hakimiyet kayıtsız, şartsız misafirdeydi. Alman disiplini, futbol geleneği ve tecrübesi ile Ernst takımı ve oyunu mükemmele yakın yönlendirdi. Tek eksik, bulunan fırsatların gole çevrilememesiydi.

Sarı-Lacivertliler ise sadece Volkan, Yobo ve Stoch ile direnmekteydi.

Futbolun özelliği değil mi zaten! Topla oynama yüzdesi ne olursa olsun golü atabilen üç puana ulaşabilecekti.. Ve sonuçta Çubuklular galip geldi.

218 gündür Başkan’larının, yöneticilerinin özgür kalmasını bekleyen, bu sezonu sportif başarı değil Fenerbahçelilik sezonu olarak gören gerçek Fenerbahçeliler için, dün akşamki galibiyet sadece teselliydi.

Yazarın Diğer Yazıları