Şuursuz, korkak ve aciz!

Öyle bir play-off mücadelesi ki; Fenerbahçe'nin Arsenal'i iki maçta farklı yenmesi bile yetmiyor. Çünkü ipler CAS'ın elinde, yani gerçek rakip saçmalıksa?

Sarı-Lacivertliler sadece 4 Türk oyuncudan oluşan 11’le sahaya çıktı. Böyle kritik bir maçta, böyle vitrin sahibi bir rakip karşısında Fenerbahçeli futbolcuların kendilerini yırtıp parçalamaları ve yardımlaşmasıdır doğal olan değil mi; ne gezer! Aynı tas aynı hamam...

Fenerbahçe, Pendikspor dahi olsa rakibini korkutma özelliğini kaybedeli çok oluyor. Artık nerede oynarsa oynasın, kiminle oynarsa oynasın korkan hep kendisi. Korktukça da korktuğu başına geliyor. Bu maçta da öyle. Top ayağındayken panik atak yaşıyor, topu kaybettiğinde aklını da kaybediyor.

Orta sahayı kalabalık tutmayı 4 yıldır öğrenemedi bu takım. Dahası, yaşadığı onca kayba ve ödediği ağır bedellere rağmen “orta sahasız” futbol oynamak konusunda ölümüne inat ediyor. Yani çağdaş futbola meydan okuyor. Sahada bir “takım” bütünlüğü yok, birbiriyle alakası olmayan üç ayrı parçaya bölünmüş futbolcular var. Kuyt ve Volkan dışında şuurlu tek adam bulamazsın. Tribünler de sahadakilerden farksız. Maçla hiçbir alakaları yok, çünkü kendi maçlarını oynuyorlar.

Bu karikatür futbol ve aciz debelenişlerle bu takımın yapabileceği en büyük iş sadece “pozisyon vermemek” olabilir. Tamam da bunun için mi oynuyorsun yoksa rakibi yenmek ve elemek için mi?

Arsenal evire çevire kedi fareyle oynar gibi oynadı Fenerbahçe’yle.. Bizimkiler de acz içinde seyretti. İkinci golü Emenike oyuna girdikten hemen sonra yemesi de çok ironikti. Bütün Fenerbahçeliler yatsın kalksın dua etsin de İngiltere’den alay konusu olacak bir fark yiyerek dönmesinler!

Fenerbahçe, CAS kararını beklemeye gerek bırakmadan bu yıl da Galatasaray’ın en bonkör sponsoru olduğunu ilan etti. Devler Ligi’nden alacağı parayı ezeli rakibinin kasasına elleriyle koydu.

Hasan Ali Atasoy
Fanatik

Yazarın Diğer Yazıları