Bu nasıl acizliktir?

Futbolcular özeleştiri yapmışmış da, herkes şapkasını önüne koymuşmuş da, olan bitenlerden gereken dersler çıkarılmışmış da.

Saçma sapan, saç baş yoldurtan, akıllara zarar bir ilk yarı performansının ardından, ikinci yarı için sözde beyaz bir sayfa açmışsın. Üstündeki 4 takımın da puan kaybettiği bir haftada, fikstür sana altın tepside iyi bir başlangıç fırsatı sunmuş. Üstelik karşındaki daracık bütçeyle oluşturulmuş ‘toplama’ bir takım... Elazığspor ligin en çok gol yiyen 3 takımından biri olduğu için de puan cetvelinin dibinde demirli... 

Bir halt beceremiyorsun, pas yapamıyorsun, pozisyon üretemiyorsun, mücadelede yoksun, kondisyonda yoksun, akılda yoksun, yürekte yoksun, oyunda yoksun. 25 dakikada 2-0 geriye düşüyorsun, bu bile seni biraz olsun kıpırdatmaya yetmiyor. 2-0 mağlupsun, Avrupa’nın dev bir takımı karşısında deplasmanda 2-0 galipmişsin gibi rölantide oynuyorsun. Öyle bir haldesin ki; değil zayıf bir rakibi, bir tavşanı, bir kurbağayı bile ürkütmen zor.

Dokunulmadan kendini yere atan Krasiç, top kendisinden çıktığı halde elini kaldırıp hakemi yanıltma ucuzluğuna sığınan bazı pahalı yıldızlar. Yahu siz berbat bir şaka mısınız? 3 Temmuz sürecinin mimarları, aktörleri, figüranları, tetikçileri, kalemşörleri bile, şu an formayı giyenlerle onlara giydirenlerin yaptığı kötülüğü ve tahribatı yapamadı bu kulübe.. Hiç kimse ve hiçbir şey de Fenerbahçe’nin şu hali kadar onları eğlendirip güldüremezdi. O kadar jop, o kadar biber gazı, o kadar gözaltı, o kadar iftira, o kadar tezgah bile şu aciz görüntü kadar yaralayıcı ve tahrip edici olamamıştı.

Yazarın Diğer Yazıları