Fener topukladı

Fenerbahçe, AEL'i iki maçta da mağlup ederek Türk futbolunun gelecek senesini kurtardı. Bakalım; kendini kendinden nasıl kurtarabilecek!

Meireles ’in orta sahadaki, Yobo’nun defanstaki varlığı bariz bir şekilde hissedildi. Sow’daki istekliliğe Kuyt’ın oyun zekası ve bitiriciliği de eklenince maç ilk yarıda koptu. Gollerin ikisinin de topuk pasından gelmesi estetik bir güzellikti. 79 ’da üst üste direkten dönen top Fenerbahçe için şanssızlıktı ama, aynı zamanda futbol denilen büyülü oyunun bahsettiği bir güzellikti.

Rum ekibi dersini ve Fenerbahçe’nin zaaflarını çok iyi çalışmış... Orta sahayı çok rahat ve çok çabuk geçtiler. İlk maçtan çok daha mücadeleci bir oyun sergilediler. Daha maçın başında iki pozisyona girdiler.

Fenerbahçe bu maçta derli toplu görüntü sergiledi ama, üretkenlik konusunda yine sıkıntılıydı. Rakibe çok pas yaptırıp seyre dalma hastalığı yine yerli yerindeydi. AEL elini kolunu sallayarak sahasından çıkarken, Sarı-Lacivertliler kendi ceza sahasından çıkmakta zorlandı. AEL, Fenerbahçe’nin kendi sahasında rahat taç kullanmasına bile izin vermedi. Defansı, orta sahayı ve hatta Volkan’ı bile sürekli baskı altında tuttu. Ancak kendileri bu konuda hiç rahatsız edilmedi. İşte bunlar olmadan, yani bir bütün halinde hareket etmeyi ezber haline getirmeden takım olunmuyor, olunamıyor. Halbuki bu temel eksikler  tamamlansa, takım hem daha az yorulacak hem daha üretken olacak hem de korku yaşamak yerine korku salacak.

Kapasitesinin çok altında oynayan Fenerbahçe için asıl zorlu sınav gruptan çıktıktan sonra telafisi olmayan maçlarla başlayacak. Taraftarın tek beklentisi Almanya deplasmanında 4-2 galipken 90+4’te bile rakip kaleciye 4 kişi basarak bunaltan takımın bütün maçlarda görebilmek. En zor şartlar altında bile yapılabileceğini, olabildiğini gösterdiler çünkü...

Yazarın Diğer Yazıları