Zırva

Fenerbahçe'nin sergilediği şeyin tam adı bu; futbol değil. Yorum kaldırır hiçbir yanı yok. Elimde olsa Aykut Hoca'ya ve futbolculara “alın bu maçı baştan sona izleyin ve yorumunu da kendiniz yapın” diye ev ödevi verirdim.

Hocası gönderilmiş ve iç meselelerle boğuşan Kasımpaşa...

3. Lig takımı İstanbulspor, kupa maçında bu takımı perişan etti; ta ki, 1-0 galipken bir topları da direkten dönene kadar.

İstanbulspor’un yaptığının yarısını bile yapamadı Fenerbahçe...

Amatör Niğdespor, Beşiktaş karşısında bile bu hallere düşmedi. Bu takviyeli Fenerbahçe, geçen sene olağanüstü koşullarda direniş destanı yazan yarım takımın karikatürü bile olamıyor.

Yahu elinizden bir şey gelmiyorsa bari bu takımı fabrika ayarlarına geri döndürün. En azından iki doğru top yapar, sonuna kadar mücadele eder, aciz, çaresiz ve komik durumlara düşmez. Taktik belli değil, strateji belli değil, görev belli değil, kimin ne yaptığı belli değil, organizasyon sıfırın altında. Fenerbahçeli futbolcular yüzünü rakip kaleye dönemiyor, kucakta oynuyor.

Ancak karşısındaki her rakip elini kolunu sallaya sallaya pikniğe gider gibi Fenerbahçe’nin kalesine geliyor. Sanki tek taraflı bir ateşkes imzalanmışçasına...

Dolayısıyla kimle başlasan fark etmez, kimi çıkarsan fark etmez, yerine kimi koysan yine fark etmez. Kimya nasıl bozulmuş, nasıl tahrip edilmişse artık ne yapsan dikiş tutmuyor. Kolay kolay da düzelecek gibi durmuyor. Üstelik bunu Fenerbahçe’ye kimse yapmadı. Ne yaptıysa kendisi yaptı. Tahammüller de marjlar da tükendi. Camia durduk yerde patlamaya hazır bir barut fıçısına döndü.

Artık Fenerbahçe’nin her maçı deplasman, her maçı kabûstur. En korkulu deplasmanı Kadıköy’dür. M’Gladbach maçını da hiçbir Fenerbahçeli düşünmek bile istemiyordur.

Yazarın Diğer Yazıları