METRİS TÜRKÜSÜ

Fenerbahçe Kadıköy'deki 'büyük vuslat' gecesini olması gerektiği gibi taçlandırdı.

 Fenerbahçe Kadıköy’deki ‘büyük vuslat’ gecesini olması gerektiği gibi taçlandırdı. Liderlik koltuğunu devralarak ‘tutsak’ liderine selam gönderdi. Dünyanın en kalabalık direnişçi korosu yine tribünlerdeydi.

İlk yarıdaki görüntü kavgadan ve isyandan olabildiğince uzaktı. Bariz bir şekilde kimlik bunalımındaydı. Sanki deplasmanda oynayan takımdı. Futbol değil saklambaç oynadı. Volkan’ın yediği goller bu yarıda kurtardıklarının zekâtı bile olamaz.

İkinci yarıda mücadelesini ve kendini hatırlayıp herkese de hatırlatan bir Fenerbahçe vardı. Sezer ve Bienvenu fitili ateşleyen ve her şeyi ters yüzen iki adam oldu. Haftalardır ortada görünmeyen Stoch kilitlenen maçı sonuna kadar açan ‘maymuncuk’tu.

Fenerbahçe 4 maçta tek gol yiyen İBB’ye tek maçta 4 gol attı. Artık kimler gözaltına alınır, kimler sorgulanır seneye bilemem. Saçmanın da ötesinde hatalarla peş peşe ikram edilen 2 gol apayrı konu. Gerginliği ve ecel terlerini sonlandıran da Baroni’nin final vuruşu oldu.

Fenerbahçe için skor çok çok sonraki iş. Bu sezon aslolan yırtıcı bir mücadele.. Rakipleri yıldıracak, bezdirecek kadar ölümüne mücadele... Gerisi yalan! Motivasyon ve konsantrasyon için bugünkünden daha geçerli koşullar olamaz.

‘Metris Türküsü’ isteği fazlasıyla yerine getirildi. En çok da “Bir tek seni sevdim, gerisi yalan/Senin hasretindir içime dolan” dizelerinin üstüne basa basa...

İçerde de dışarıda da “çubuklu direniş” sürüyor. Zulmün kaleleri tek tek yerle bir edilinceye kadar katlanarak, meydan okuyarak sürmeli. Kombinesiyle, Fenerium’uyla, Taraftar Kart’ıyla, Fenernet’iyle, birlik beraberliğiyle, hep destek tam desteğiyle...

Yazarın Diğer Yazıları