SAVAŞMADAN OLMAZ

Fenerbahçe'ye her alanda ve her anlamda gavur eziyeti başladı. Herkes esen rüzgardan yelkeni şişirmeye devam ediyor. Aleyhinde en fahiş işleri yapsan da göklere çıkarılıyorsun.

En azından sorgulayan da yok, yargılayan da, ceza kesen de. Lehinde en küçük bir hata yapsan gözaltına bile gidebilirsin. Sarı-Lacivert düşmanlığı hiç olmadığı kadar yükselen değeri...

Bu nasıl maç matematiğidir. Bu nasıl fikstür aritmetiğidir. Kaç güne, kaç eziyet, kaç deplasman, kaç sakatlık denk düşüyor? Kurgulayanlara da vurgulayanlara da madalya verilmeli.

Aykut Hoca ve futbolcuları uzun bir sırat köprüsünden geçiyorlar. Hem de zebanilerin çullanmaları ve dürtmeleri altında... Onları futbol üzerinden infazlamak elbette çok gaddarca olur. Tamam ama  ‘Çubuklu’yu giyiyorsan, her şeysiz olur da, ‘mücadelesiz’ asla olmaz.

Adam paylaşımı, alan paylaşımı, doğru koşular ve yardımlaşma bu kadar mı kötü, bu kadar mı acemice yapılır? Kulüp topyekün bu kadar omurgalı bir mücadele içindeyken, sahada bu kadar mı omurgasız ve şuursuz bir görüntü olur? Yobo, Alex ve Volkan dışında ne yaptığını bilen tek adam yok. Maç resmen kaderine terk edilmiş. İsteyen değil, bekleyen bir Fenerbahçe!

Skor, bu sezon Fenerbahçeliler’in umrunda bile değil. Onlar sahada direnen, isyan eden, meydan okuyan, farkında ve cesur savaşçılar istiyor. Metris’e bir kez daha selam olsun!

Yazarın Diğer Yazıları