Öze dönüş

Fenerbahçe’nin lig bitimine kadar yarım puan bile kaybetme lüksü yok. Artık sıfır tahammül, sıfır opsiyon virajına girildi.Olmadık maçlarda, hiç olmadık hatalarla bütün marjlar sonuna kadar tüketildi çünkü. Çok rahat öne geçtiği ve çok rahatlıkla kopartabileceği maçlardan bile birçok kez puansız döndü. 

Sarı-Lacivertliler uzun bir aradan sonra belki de ligdeki en rahat maçını kazandı. Hem de ligin en mücadeleci ve oturmuş ekiplerinden biri olan Gençlerbirliği karşısında! Belli ki Aykut Hoca bu kez işin ciddiyetini çok iyi anlatabilmiş futbolculara! Onlar da derslerini iyi çalışmışlar. Elbette birileri durumdan vazife çıkarıp buna “Metrissilin” yaftası yapıştıracaktır.

Fenerbahçe normale dön-müştü sadece! Çünkü anormal ve yakışıksız olan öbür görüntüsüydü. Hem kadro yapısı ve gücü itibariyle hem de emekleri aşağılanmış ve gasp edilmiş bir takım olarak. Bu kadro, her şeye rağmen kendisine sahada pervasızca meydan okuyan her takıma bunu yaşatacak güçtedir. Yeter ki takım olmanın farkında olsunlar, kaçak güreşmesinler, savaşmayı göze alabilsinler ve sorumluluk üstlensinler. Maç 6-1’ken, 90+2’de rakip kale önünde bile pres yapmaları, bu anlamda bir kararlılık gösterisidir. İnşallah bu maçla sınırlı kalmaz.

Küçük Dev Adam Stoch maçı daha başlamadan bitiren adamdı. Elbette futbol yüksek mühendisi ‘Büyük Usta’nın önderliğinde! Her şey iyi güzeldi ama rakibe bedavadan verilen saçma sapan pozisyonları bir kenara yazıp gözden geçirmeli! Üzerinde daha titiz bir çalışma yapılmalı! Çünkü bir takım en fazla, en zayıf yanı kadar güçlü olabilir.

Bu takımın, iftira ve karalamalardan medet umanlarla, güç ve moral kaybını fırsat bilip aradan sıyrılanlarla, değneksiz köyde apolet parlatıp caka satanlarla mutlaka hiç kapanmayacak birçok ciddi bir hesabı, bir meselesi ve rövanşı olmalı ve bunu da almalı! Bunun için özel bir şeye gerek yok; sadece ‘takım olmak’ yeter de artar bile!

Yazarın Diğer Yazıları