Fenerbahçe yenilmez!

Bu ülkede ekmeği ayrıştırdılar, suyu ayrıştırdılar, milleti millet, vatanı vatan yapan unsurları ayrıştırdılar.  Mustafa Kemal ile Cumhuriyet’i ayrıştırma cüretkarlığı ve gayretkeşliği de dört bir koldan tam gaz devam etmekte...

Bütün bunları yapanlar bir tek Fenerbahçe ile Fenerbahçeli’yi, Fenerbahçeli ile Aziz Yıldırım’ı, Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’yi ayrıştıramadılar. Bütün dayatmalara rağmen asla da ayrıştırmayacaklarının da farkına vardılar. Zaten bunu becerebilmiş olsalardı, bütün bu olan bitenler yaşanır mıydı?

Şükrü Saracoğlu’nda dün bir kez daha tekrarlanan muhteşem bilinç ve direniş manifestosu, sadece Fenerbahçe’nin değil, Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in gurur tablosuydu. Aziz Yıldırım da işte tam da bu nedenle, yani geceli gündüzlü uğraşıyla yarattığı bu eser yüzünden en ağır bedeli ödüyor.

Bu Sarı-lacivert direniş ve isyan, aynı kararlılıkla sürdürüldüğü ve geri adım atmadığı sürece, taraftarları sevmekten yorulup pes etmediği sürece bozulmayacak, yerle bir edilmeyecek tezgah, dağıtılamayacak hiçbir abluka var mı? Tıpkı daha öncekiler gibi... Bunu da en iyi tezgahlayanlar ile iman etmiş yancıları biliyor. Zaten asıl kıran kırana mücadele de taraftarlarla, futbol dışı egemen unsurlar arasında sürüyor.

Bu camiadaki bu inatçı direnç kırılmadıkça, efendilerine kuyruk sallayan devşirilmiş ‘biatçı’ anlayış yönetimi ele geçiremedikçe Fenerbahçe yenilmez. Sahada farklı yenilse bile yenilmez. Amatör kümeye düşürülse bile yenilmez. Kulübün kapısına dayanıp ortaçağ kilitleri vursalar bile yenilmez. Tanklarıyla toplarıyla gelseler dahi yenilmez.

Cezaevindeki ilk ziyaretimde “Özgürlüğümüzü de verdik, bundan bir adım sonrası da ölüm olur herhalde” diyen Başkan Aziz Yıldırım eminim tribünlerdeki tabloyu ağlayarak izlemiştir. Skor 5-0 Sivasspor lehine bile bitseydi, çok iyi biliyorum ki; O bunu zerre kadar umursamazdı. Tıpkı yüzbinlerce Fenerbahçeli gibi...!

Yazarın Diğer Yazıları