Hal ve gidiş iyi değil

Fenerbahçe binbir güçlükle topladığı ya da kurtardığı puanları, bonkörce ve kolayca saçmaya devam ediyor. Orduspor maçı özelinde bakarsak aslında 1 puanı bile zar zor kurtardı.

Volkan’ın yediğine laf edelim de, kurtardıklarını nereye koyalım? Koşmuyor desen koşuyorlar, mücadele etmiyor desen ediyorlar. Hatta rakiplerinden çok daha fazla yırtınıp, didiniyor, daha çok yoruluyorlar. Buna rağmen pozisyon yaratmaktan çok pozisyon veriyorlar. Çünkü bu takımın rakiple boğuşacak, korkutacak ve adam eksiltecek bir santrforu yok. Alex’in “armut piş ağzıma düş” asistleri ve taştan çıkardığı goller olmasa puan tablosunu tahmin etmek zor değil.
Eksik olan şu; hücumun savunmadan, savunmanın hücumdan başladığı gerçeğini göz ardı ediyorlar. Alan ve adam paylaşımında, hamle yapmada, seken toplarda, yardımlaşmada ve bunların doğru yapılmasında çok ciddi zaaflar var. Saha dışındaki zaaflar da bunlardan az değil.

Her şey haftalardır kabak gibi ortadayken, acil ihtiyaç ortada sırıtırken, hâlâ bir santrfor transferinin bitirilememiş olması, yakışıksız ve yaralayıcı bir durum. Bu nasıl bir “saldım çayıra, mevlâm kayıra” halidir anlamam. Sorun ekonomikse taraftarlarla paylaşırsınız, olur biter. Bütün Fenerbahçeliler anlayışla karşılayacağı gibi, her türlü maddi desteği vermeye çalışır.

Bu konuda ‘saklambaç’ oynamak, en son ana bırakmak neyin nesidir? ‘Umursamamak’ diyemeyiz ama en hafif tabiriyle bu sezonun kulüp tarihindeki önemini hiç anlamamak, hiç kavramamak demektir.

Bunlara çözüm üretip uygulamak, özgürlüğü elinden alınmış Aziz Başkan’a mı düşmeli? 

Fanatik

Yazarın Diğer Yazıları