Yargısız infaz peşinde

UEFA’nın önünde güçlü duramadığın ve hukuk yerine lobilere teslim olduğun için sıkışınca UEFA tehditleri uydur, bazı yorumcu ve muhabirlere yalan pompala, propaganda yaptırt.

Medyanın arkasına saklanıp “Federasyon acele karar vermeli” algısı yarat. Hukuk şikesi yap.

Böylece yargıyı etkile. CAS’ı etkile. Kişilere el çektirilmesini sağla. Pardon, 1 kişiye!

Kendini kurtarmak için sezon ortası 58. maddeyi “bir kerelik esnetme” hukuksuzluğuna yelten.

TFF’nin her girişimi, UEFA’nın her telkini şubatta başlayacak ceza davasına müdahaledir. Operasyon mimarlarının amaçlarından biri de bu değil mi? UEFA istediğini alıp “hadi içerde yiyin birbirinizi” dedikten sonra mahkemeyi uzatmak için fırsat doğacak.

UEFA ülke içine karışmaz. Sadece siyasetin federasyona müdahalesi olursa gelir. Ve Türkiye’de futbol, siyasetin avucunda. TFF de. 

Esas mesele Ağustosta aynı durumda olan  Trabzonspor ve Beşiktaş’ın UEFA’ya verdiği taahhütnamedir.  Bununla uğraşmaktan ise onları sıfır ceza ile çıkarmak en kolayıdır.

O yüzden TFF önce şunların cevabını versin:

-TFF, 11 Temmuz’da ligi tescil etti. Yani soruşturma başladıktan 1 hafta sonra. 16 Ağustos’ta “karar verilemez” açıklamasını yaptı, bir hafta sonra “%1 bile masum olma ihtimali yok” diyerek Fenerbahçe’yi men etti. Hem savunma hakkı tanımadan hukuğu çiğnedi, hem de ya 16’sı ya da 24’ünde yalan söyleyerek görevini kötüye kullandı. TFF istifa etmeliydi.

-UEFA-FIFA kurallarına göre bağımsız olması gereken, ama Türkiye’de federasyon tarafından atanan tahkim de 26 Ağustos’ta kararı onaylayarak suça ortak oldu. İstifa etmeliydi.

-Madem Trabzonspor’un kupaya alınması TFF tavsiyesi değildi, aksine TFF Trabzonspor’u da şüpheli göstermişti (savunmaları bu), o halde neden 24 Ağustos akşamı UEFA’yı arayıp “siz ne yapıyorsunuz, biz böyle mi söyledik” diyerek olaya müdahale etmedi?

-TFF, 3 Temmuz’dan beri ceza davasına dayandığını beyan etti. İddianame açıklanalı 3 ay olmuşken niye hemen harekete geçilmedi de 14 Şubat’a az kala, apar topar PFDK kelle avına çıkartıldı?

-7000 sayfadan fazla ekleri olan, yüzden fazla insanı içine alan soruşturma için 20 günlük savunma süresi vermek hukuki midir? Mantıklı mıdır? Vicdani midir? Bu kadar karmaşık bir soruşturmayı yazılı savunma ile geçiştirmek adil midir? Anayasaya aykırı değil midir? Art niyetli olduğu ise bellidir! Zira bu soruşturmanın gerçek yüzü eklerde yatıyor. İddianame herkese eşit taraflılıkta hazırlanmamış. Ekler olmadan iddianame yanıltıcı, ön yargılı ve güvenilir değil.

-İddianamede yer alandan fazla maç için savunma isteyen PFDK, Karabükspor, Bülent Ataman, Bucaspor gibi iddiaları dahil edecek mi? Fenerbahçeli yöneticilerin telefon konuşmalarındaki iddiaları listesine alacak mı?

-TFF 11 Ekim’de, Ağustos tarihli etik kurulu raporunu savcıya yolladı. Savcı aynı gün iade etti. Avukat Ali Rıza Dizdar’ın açıklamasına göre ki kimse de yalanlamadı, savcı etik kurulunun “şike tespit edilemedi” görüşünü beğenmediği için yollamış. Bu rapor eklerde yok. Peki TFF neden bizimle paylaşmıyor? Ekimden sonra hukuksal anlamda fikir değişikliğine sebep olacak yeni belge-delil geldi mi? Hayır. Mahkeme başladı da yeni gerçekler mi ortaya çıktı? Hayır. Yeni itiraflar mı geldi? Hayır. Savunmaları mı duyduk? Hayır. Sadece iddianame açıklandı ki zaten kozmik odada çoğu vardı! Peki etik kurulunun 2. raporunun içeriği neden değişti? Savcı direk etik kurulu kararına etki etmiş desek aksini ispatlayabilir misiniz? Yoksa etik kurulu da medyanın linç kampanyalarına göre mi fikir veriyor?

-TFF resmi olarak bu sezon ceza uygulaması yapılmayacağını duyurdu. Şimdi ise play-off öncesi ceza vereceğiz diyor. Bu yönetmeliklere aykırı. Tıpkı sezon başladıktan sonra statü değişikliği gibi. Ligin iptali için mahkemeye başvurmaya yeterlidir.

-TFF’nin sezon ortası vereceği her ceza, tüm ligleri etkiler. Zira TFF, görevini düzgün yapamadığı için kaosa sebep oldu. Hepsinin iptali için davalar açılabilir. Kupalara katılım, üst lige yükselme, sıralamadan doğan maddi haklar da birbirine girer. Türkiye Kupası statüsü de sıralamaya göre yapılıyor. Sezon ortası ceza, sezon başı kurguyu etkilemiş olur. Hepsi hem ülke içinde hem de uluslararası mahkemelerde dava konusudur.

-Soruşturmada 8 şüpheli takım var. 26 Ocak’ta bu takımlar kendilerini ilgilendiren cezanın şiddeti konusunda oy kullanacak. Bu hukuka aykırıdır.

-TFF’nin yaptığı uygulamalar tüm taraftarları mağdur etmiştir. Hakları çiğnenmiştir. Tazminat davası açılmalıdır.

-Daha Temmuz ayında tahkim Recep Öztürk davası için mahkeme sonucunu bekleme kararı aldı. Keza geçmiş uygulamalar bu esnetilmemiş 58 ile verildi. Hepsi ayrı ayrı dava konusudur.

- Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı CAS’a taşınan kararın baş aktörlerdir. Mehmet Ali Aydınlar ise yardımcı oyuncu. Bu şahıslar şimdi de UEFA’yı tehdit aracı olarak kullanan sürecin temsilcileri olarak atandılar. Ayrıca Temmuz itibariyle UEFA komitelerinde yer alıyorlar. Davayı etkilemek için federasyon yetkileri ve medya kullanılmaktadır. Ayrıca soruşturmada ismi geçen Yunus Egemenoğlu, şüpheli konumundaki Göksel Gümüşdağ, menajerlik sorularının çalınması konusunda şüphelilerin ismini telaffuz ettiği Lütfi Arıboğan, Ali Parlak… Say say bitmez. Bu federasyonun adil karar vermesi imkansızdır. CAS davasını etkilemek için zaten Fenerbahçe aleyhine çalışmak zorundadır. Çıkar çatışması vardır. Adı geçen kişiler, CAS davası kabul edildiği an görevlerini terk etmek zorundaydılar. Daha basit anlatayım: Sizi öldürmeye çalışanlar mahkemede hakimlik yapamaz

TFF, diğer görevlerini hatırlıyor mu? Kabak gibi ortada duran 2004 yılına ait dosya hakkında disiplin soruşturması başlatıldı mı? Hani amaç toptan temizlikti ve olay Fenerbahçe değildi ya!  2006’daki kayıp 1 milyon dolar için disiplin soruşturması başlatıldı mı? Yeni bulgular ışığında Malatyaspor’un iddialarını tekrar değerlendirmek için harekete geçildi mi? 6222 niye hiç uygulanmıyor? Mesela medyaya? 2 kulübü açık seçik batıran, bu yüzden tüm sezonları da bir açıdan etkileyip manipüle etmiş olan Gökçek ailesi ve Ankaraspor-Ankaragücü yöneticileri hakkında ne gibi girişimlerde bulunuldu?

TFF, bir Türk takımını UEFA’ya yem etmek için uğraşırken, Fenerbahçe Spor Kulübü acaba Ağustosta gösterdiği şu iyi niyetinden pişman mıdır:

"Tüm yerli yabancı hukukçuların ısrarına rağmen, İsviçre yerel mahkemesine gitmeme kararı aldık. Gitseydik yürütmeyi durdurma kararı çok kuvvetle muhtemeldi, çünkü kulübümüze hiç bir savunma hakkı verilmeden ceza verilmişti. Ama biz tüm bunlara rağmen konuyu futbol ailesi içinde CAS'a taşıyarak çözmenin ülkemizin ve Fenerbahçe'nin uzun vadeli menfaatleri için daha doğru olduğunu düşündük"

Yazarın Diğer Yazıları