KİMLİK BİLDİRİMİ

Neredeyse 1 günde organizasyon yapıldı.

Kırk binin üzerinde kadın, kız, çocuk, sabahın dokuzundan akşam sekize kadar bekleyip, sadece 2 noktada verilen biletleri aldı.

Yaklaşık on bin kadarı da giremediği için dışarıda kaldı.

İstiklal marşını, Fenerbahçe marşını hiç kimse onlar kadar güzel söyleyemedi.

Çıkan hiçbir ses onlarınki kadar saf ve içten değildi.

Hiç kimse onlar kadar uyumlu ve güzel atkı şov yapamadı.

Bu onbinlerin neredeyse hepsinin üzerinde Fenerbahçe vardı. Tişört, forma, şapka…

Hiçbiri süs olsun diye, hava atmak için giyilmemişti. İğreti durmuyordu. Aksine “kimliğim bu” diyorlardı.

Onlar eğlenmek için değil, kulüplerine yapılan hukuksuzluğa isyan etmek için gittiler. “Biz hala ayaktayız, hodri meydan” demek için gittiler. Ama bunu karşı tarafa nefretten çok takımlarına akıttıkları sevgi ile gösterdiler.

3 aydır uyumayan, yediği içtiği zehir olan onbinler takımlarının emeğini yok sayıp hakkını alan sisteme karşı durmak için gittiler.

10 Temmuz’daki o tarihi yürüyüşte, otoyolda biber gazını yiyenler de onlardı. Tabi Türkiye Futbol Federasyonu ve medya farkında olmayabilir. Öyle ya, 10 Temmuz’u yok saymış, yaklaşık 100 bin kişiyi birkaç bine indirmiş, çekim yapmamış, haber değeri bulunmamıştı. Neredeyse yarısının çocuk, kadın ve yaşlılardan oluştuğunu önemsenmemişti.

3 aydır bu memlekette kimsenin yapamadığını gerçekleştirip ilk gün kadar dik duruyorlar. Karşılarındaki ellerinden geleni ardına koymuyor, oyun oynuyor, işkence yapıyor, süründürmeye çalışıyor, her gün hukuku çiğniyor, manipülasyon yapıyor, hakaret ediyor, gücünü kullanarak zulmediyor. Ama Fenerbahçeliler hala eğilmiyor.

Hal böyle iken, Şampiyonlar Ligi’ne el konulmuş ve daha büyük bir hukuksuzlukla başka takıma teslim edilmiş bir takımın taraftarlarının bunu yapan federasyona minnet duymasını mı istiyorsunuz? Ya da baştan aşağı saçma ve beceriksiz uygulamanın sayesinde mi orada olduklarını zannediyorsunuz? Hem de onları “bedava” biletle satın alabileceğinize inanarak!

Hayallerinizi yıkacağım ama sizin değer yargılarınız ile Fenerbahçeliler arasında dağlar kadar fark var.

Erkeksiz (!) onbinler, siz lütfettiniz diye değil sizin yaptığınız haksızlıklara karşı durmak için gitti.

Fenerbahçe'nin aylardır neden direndiğini, bu gücü nereden bulduğunu herkese gösterdiler. Fenerbahçe’nin her kimliğin ve ideolojinin üzerinde olduğunu da.

Cezanın sebebi neydi? Linç, aşağılama kampanyasına dönüşen soruşturmada, tek taraflı medya yayınlarıyla hırpalanan Fenerbahçelilerin  protesto için hazırlık maçında sahaya girmesi. Ceza hangi sebeple verildi? Holiganizm. Kadınlar ve çocuklara neden çevrildi? Holiganizmi önlemek, ders vermek. Stat ortamını güzelleştirmek.

Peki geçtiğimiz sezon Bursaspor-Beşiktaş maçı öncesi sokaklarda ne yaşandı? Polis ile taraftar çatışması. Neden? 2004 yılındaki şike iddiaları ve belki de ilk yarıda İstanbul’daki karşılaşmada stat dışındaki bıçaklamalar yüzünden. Sonuç? Bursa şehri karıştı, rakip takım otelden çıkamadı ve maç iptal edildi. Bu şiddet midir? Evet. Yerli yersiz kullanılan holiganizma net bir örnek midir? Evet. Fenerbahçe’nin ceza aldığı eylemle kıyaslanır mı? Hayır.

Bursaspor’a 5 maç seyircisiz oynama cezası verildi. Peki bu ceza niye kaldırıldı? Hem de tahkim onadıktan sonra.  Fenerbahçe’ninki niye kaldırılmadı? Kadınlar ve çocuklar uygulaması belli ki federasyonun önceden planlarında varmış. Neden Bursaspor için düşünülmedi? Holiganlığa bundan iyi ders verme fırsatı olur muydu? Adı geçenler kim? Bursaspor ve Beşiktaş. Dün ne oldu? İki takım, rakip takım taraftarının alınmadığı ve normalde seyircisiz olması gereken bir maç yaptı!

Cici ve temizlikçi federasyon gururla sunar!

Şimdi TFF bu uygulamalarındaki mantığı izah edebilir mi? Samimi olduğuna inanılır mı? Güven verir mi?

Hiç sanmıyorum.

Zira niyet gerçekten düzeltmek olsa idi standart tuttururlardı. Soruşturmanın en kritik dönemlerinde medya, polis, savcı, lobi, UEFA ve siyasetin oyuncağı olmazlardı.

O yüzden sakın kendinize paye çıkarmayın TFF. Fenerbahçelileri, bedava biletle yandaş yapılabilecekler sınıfına sokma gafletine düşmeyin. Milli maçlarda, davetiyelerle topladığınız, nereye niye geldiğini bilmeyenlerle eş tutma gafletine düşmeyin. 20 Eylül’de Kadıköy’ü inletenler sizin değil, Fenerbahçe'nin kadınları, kızları, çocuklarıydı.

Kaynak: Hürriyet

Yazarın Diğer Yazıları