Emre Belözoğlu: 3 Temmuz mücadelemiz benim için evlatlarıma bırakacağım en değerli mirastır

Habertürk muhabiri Ahmet Selim Kul'un kampta ziyaret ettiği Emre Belözoğlu, sorulara içtenlikle yanıt verdi, birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte ‘Kaptan’ın sözleri:

"YAPMAMIZ GEREKENİ LAYIKIYLA YAPTIK"

“3 Temmuz sürecinde çok fazla üzüldük. Çok fazla gerildik. Her gün bir haberle uyandık takımla... Ama gerçekçi olmak gerekirse takımın önünde benle Volkan, kaptanlar olarak daha fazla yorulduk, çok daha fazla üzüldük."

 

"Ve o gün yapmamız gerekeni ben de, Volkan da çok fazlasıyla, layıkıyla yerine getirdik. Ben inanıyorum ki, Fenerbahçe’nin o dönem yaşamış olduğu problemi, kendi evinde yaşadığı bir problem olarak gören bütün taraftarlar, ben ve Volkan’ın yaptıklarını ölene dek gözardı etmeyecekler. Bu mücadelemiz benim için evlatlarıma bırakacağım en değerli mirastır.”

"MASUMİYET ORTAYA ÇIKTI"

 “Onun dışında o dönem Ali Yıldırım ve Ali Koç ile Aykut Hoca (Kocaman) ve İsmail Hoca’nın (Kartal) o süreçteki bayrağı, tabiri caizse ‘elde tutma’ mevzusunda çok büyük destekleri oldu camiamıza. Bu isimleri, inanıyorum ki Fenerbahçe’ye gönül vermiş hiç kimse kolay kolay unutmayacaktır."

"Zaten ahde vefası olan bir camiadır Fenerbahçe, kolay kolay unutmazlar. Bütün yönetici büyüklerimizin de şu an gelinen noktada masum oldukları, Türkiye’nin içinden geçmiş olduğu süreçle beraber tamamen ortaya çıkmış durumda."

"BÜYÜK CAMİALARA BİRBİRLERİNİN KUYUSUNU KAZDIRDILAR"

 “İnanıyorum, Yargıtay’dan çıkacak olumlu bir kararla beraber Fenerbahçe’nin önü bu anlamda tamamen açılacaktır. Geçmişte önü kesilen bir camia olarak önü açılacaktır. Fenerbahçe bu ülkenin en değerli camialarından bir tanesi. O süreci hiç hak etmemiştik. Birazcık geç olsa da bunları görmek de güzel."

"Ama keşke o dönemleri hiç yaşamamış olsaydık. Türk futbolu da bunları yaşamasaydı, böyle ayrılmalar, bu kadar kavgalar, büyük camiaların birbirine girecekleri, birbirlerinin kuyularını kazacakları süreçler keşke yaşanmamış olsaydı. Ama kadere inanan adamlarız. Demek ki bunların yaşanması gerekiyormuş.”

"ÇOCUKLARIMI DA ALIP KADIKÖY'E GİDECEĞİM"

“Fenerbahçe’den ilk ayrıldığımda yöneticilikle alakalı bir teklif olmuştu. Ancak ben daha futbol oynayabileceğimi bildiğim için devam etmek istedim. Gelinen noktada doğru da bir karar aldığımı düşünüyorum."

"Ama Fenerbahçe benim kulübüm, benim camiam. Futbolu bıraktıktan sonra Fenerbahçe’de herhangi bir görev almasam da oğlumu ve kızımı alıp Kadıköy’e maç izlemeye gideceğim.”

"FENERBAHÇE’YLE GÖNÜL BAĞIM ASLA KOPMAZ"

“Fenerbahçe’yle bağlarımın, ilişkilerimin kopması söz konusu olamaz. Gönül bağımın kopması da söz konusu olamaz. Ama yine de günün birinde hedefler doğrultusunda bir birliktelik inanıyorum ki olacaktır."

"Ama yönetici olarak, ama hoca olarak, ama başka bir konumda... Bunun zamanını tayin etmek, ‘şu gün olacaktır’ demek doğru olmaz. Çünkü ben daha futbol oynamak, Başakşehir’e hizmet etmek istiyorum.”

"FUTBOLU, FUTBOLDAN GELENLER YÖNETSİN AMA..."

“Futbolu, futboldan gelen insanlar yönetsinler. Biz de bunu istiyoruz ama bizim de şapkayı önümüze koymamız gerek. Şimdi futbolun içinden gelmemiş biri de çok güzel futbolu yönetebilir. Futbolun evrensel değerleri var."

"Çok değerli iş adamları var futbola yatırım yapan. İnsanlar kendilerini geliştiriyorlar. Sadece futbolun içinden gelenlerle de bu iş olmaz. Çok daha geniş pencereden bakmak gerekiyor. Futboldan gelenler ‘Ben yöneticilik yapmak istiyorum’ diyerek bence kendilerini geliştirmenin derdinde olmalılar.”

"TEKNİK DİREKTÖRLÜK DİPLOMAM VAR"

“Federasyon önümüzdeki sene çok önemli bir karar aldı. Artık sportif direktörlük zorunlu olacak. Bu da kulüplerde yetişmiş olan oyuncuların kendilerini geliştirmesine vesile olacak. Ben de bu anlamda futbolu bıraktıktan sonra ya teknik direktörlük ya da yöneticilikle alakalı eğitimlerimi tamamlamaya çalışacağım."

"Hali hazırda teknik direktörlük diplomam var. İstediğiniz kadar Emre Belözoğlu, Arda Turan ya da başka bir isim olun; sadece futbolculukla hiçbir yere gelemezsiniz. Eğitim almanız gerekir ve eğitimin yanında bence önemli bir karakter ve liderlik olması gerekir. Eğitim bunun tamamlayıcısıdır.”

Habertürk